765 S. K. m.240/1-son, 59, 211, 212) (CMUK m. 253/4)
Dava: Rüşvet almaktan sanık M'un yapılan yargılaması sonunda, eylemi görevi kötüye kullanma niteliğinde görüldüğünden TCK.nun 240/1-son, 59, 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri gereğince 10 ay hapis, 250.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, 3 ay süreyle memuriyetten mahrumiyetine ve cezasının ertelenmesine dair (Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 20.2.1997 gün ve 1996/42 Esas, 1997/9 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi o yer C. Savcısı ve sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
C. Savcısının temyizine gelince;
TCK.nun 212/1. maddesinde tanımlanan rüşvet alma suçu 211. maddede gösterilen kimselerden birinin kanun ve nizam hükümlerine göre yapmaya zorunlu olduğu şey yapmak veya yapmamaya zorunlu olduğu şeyi yapmamak için belirli bir konuda rüşvet verenle rızaya dayalı olarak "rüşvet anlaşması" yapması ile oluşur. Burada önemli olan yapılan işinh memurun görevine giren bir iş olması ve rüşvet sonucu yapılması istenen belirli eylem ile sanığın görevi arasında mutlak bir bağın varlığıdır.
Olayımızda, Aksaray devlet Hastanesinde Kalp Damar ve Göğüs Cerrahi olarak görevli bulunduğu anlaşılan sanığın kendisine bir süre önce akciğer rahatsızlığı nedeniyle hastanede başvurmu bulunan müştekinin gelini yeşil kart sahibi F'yı hastaneye yatırıp birkaç gün sonra ameliyat etmek için müştekiden "ameliyat parası" adı altında 50.000.000 lira para istedii, yapılan pazarlık sonucu müşteki ile sanığın 35.000.000 lira konusunda anlaşmaya vardıkları ve bu paranın 8.000.000 lirasının müşteki tarafından sanığa o anda verildiği, aynı gün öğleten sonra müştekinin Valliğe başvurup olayı anlatması üzerine temin ve numaraları tespit edilen 27.000.000 lira paranın müşteki tarafından sanığa muayenehanesinde verilmesinden hemen sonra sanığın polislerce cebindeki söz konusu paralarla birlikte suç üstü yakalanmış olduğu, olay ve yakalama tutanağı, müştekinin polisteki samimi anlatımı, tanıklar Vi ve F'nın açıklamaları, sanığın tevil yollu ikrarı ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmış bulunması karşısında sanığın sabit olan eylemi yapmaya mecbur olduğ şeyi yapmak için rüşvet alma suçunu oluşturduğu halde suç niteliğinde yanılgıya düşülerek görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1 - Olay tarihinde Aksaray Devlet Hastanesinde görevli doktor olan sanık hakkında rüşvet alma suçundan iddianame ile açıla kamu davaısnın yargılaması sırasında suçun belirlenen niteliğine göre Memurun Muhakematı Hakkındaki kanunnun gereğince lüzumu muhakeme kararı alınmasının yargılama şartı olduğu gözetilerek CMUK.nun 253/4. maddesi uyarınca bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere yargılamanın durmasına karar verilmesi gerekirken duruşmaya devamla hüküm kurulması,
2 - TCK.nun 59. maddesiyle yapılan indirimin memuriyetten yoksun kılınma cezasına teşmil edilmemesi suretiyle bu cezanın fazla tayini,
Sonuç: Kanuna aykırı, C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 22.1.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(YKD AĞUSTOS 1999)
Full & Egal Universal Law Academy