(765 S. K. m. 240/1, 508, 522, 80) (1412 S. K. m. 151)
Dava: İSKİ Genel Müdürlüğü'nde görev yaptığı sırada görevini kötüye kullanmaktan, emniyeti suistimal etmekten sanık M.'ın yapılan yargılaması sonunda; TCK'nun 240/1-2, 508, 522, 71, 74, 647 sayılı kanunun 4. maddeleri gereğince 1 sene hapis, 833.332 lira ağır para cezasıyla mahkûmiyetine dair (İstanbul Altıncı Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 21.1.1998 gün ve 1996/204 Esas, 1998/6 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müdahil ve sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İSKİ Genel Müdürlüğü'nde fotokopi ve ozalit çekimi gibi işlerle görevli memur olan sanığın su fatura bedellerini yatırmak veya yüksek meblağlı faturalara itiraz etmek için kuruma gelen abonelerle irtibat kurduğu, itirazla ilgili işlemlerin takibi için yeterli zamanları bulunmayan, kalabalık ve yoğunluktan dolayı fatura bedellerini zamanında yatıramayacaklarını düşünen abonelerin ilgili belgeleri, başvuru formlarını, gerektiğinde vekaletnamelerini, fatura bedellerini veya itiraz teminat ücretlerini, sanığa verdikleri, davanın müştekisi olan 6 abonenin de bu şekilde davrandıkları, sanığın bu işleri yapmak ve takip etmek gibi bir yetkisi olmadığı halde gereğini yapacağını belirterek bu istemleri kabul ettiği, ancak müştekilerden aldığı paraları süresinde vezneye yatırmadığı gibi itiraz işlemlerini de yapmadığı, müştekilerin sıkıştırması ve şikâyetçi olmaları üzerine bir kısmı için senet verdiği ve bir kısmına da hiç ödemede bulunmadığının tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı, işi yapacak kişiler yanında hatırı sayıldığını ileri sürmeyen, olayda hile ve sania da kullanmayan ve paraların kanunen ödenmesi gerektiğine inandırması da söz konusu olmayan sanığın memuriyet sıfatını kullanıp aboneler adına iş takipçiliği yaparak menfaat sağlaması biçiminde gerçekleşen tüm eylemlerini zincirleme biçimde genel görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden eylemlerinin bir bölümünü güveni kötüye kullanmak bir bölümünü ise görevi kötüye kullanma olarak kabul edip yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Müşteki Hanifi'ye yönelik güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı sanığa verilen ağır para cezasından TCK'nun 522. maddesiyle yapılan indirimin karar yerinde gösterilmemesi,
2- Sanığın, müşteki Hasan'a yönelik güveni kötüye kullanma suçunun, paraların alındığı Mart 1994 tarihinde oluştuğu, buna karşılık şikâyetin yasal süre geçtikten sonra 13.10.1994 tarihinde ve CMUK'nun 151. maddesinde sayılan mercilerden olmayan müfettişe yapıldığı gözetilmeden bu suçtan açılan kamu davasının düşürülmesi yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK'nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 13.5.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy