(765 S. K. m. 202, 219)
Dava: İhtilasen zimmetine para geçirmekten sanık Abdullah'ın yapılan yargılaması sonunda; TCK.'nun 202/1-son-3, 80, 59, 219/son maddeleri gereğince 3 sene 10 ay 20 gün ağır hapis, 16.111.110 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, memuriyetten sürekli yasaklanmasına dair ( İSTANBUL ) 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.3.1999 gün ve 1995/46 Esas, 1999/157 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil ve sanık vekilleri tarafından istenilmiş sanık yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 2.2.2000 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Ç. D. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine gelmiş olan sanık ve ibraz eylediği vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen avukat H. E. huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında ( DURUŞMALI ), inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör Üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün ( BOZULMASINI ), istedi.
Gelmiş olan sanık, vekilinin savunmasına iştirak ettiğini söyledi. Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık ve vekili savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 16.2.2000 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; Gerçek bir tahsilat olmamasına rağmen bankadaki kendisine ait hesabına tahsil fişleri keserek oluşturduğu 29.000.000 lira tutarındaki mevduatın ATM kartıyla ATM makinasından muhtelif günlerde çekip kullandıktan sonra izleyen iş günlerinde bir uyarı ya da soruşturma olmaksızın bankaya yatırdığı anlaşılan sanığın söz konusu para üzerinde kullanma zimmeti suçunu işlediği nazara alınarak, bu paraların çekilme ve geri yatırılma tarihleri arasında geçen zaman itibariyle ne miktar nema getireceği bilirkişiye tespit ettirilip, saptanacak bu miktar üzerinden ağır para cezasına hükmedilmesi ve bu nema tutarı dikkate alınarak sanık hakkında TCK.'nun 219/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden kullanma zimmetine konu para miktarı esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, temyiz itirazları ve sanık ile vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK.'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verilerek Yargıtay C. Savcılarından Ç. D. hazır olduğu halde sanık ve vekilinin gıyabında tefhim olundu. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy