(765 S. K. m.80, 240, 303, 305)
Dava: Rüşvet almak, vermek, firar, firara neden olmak, görevi kötüye kullanmak, 6136 Sayılı Kanuna muhalefet etmek suçlarından sanıklar Murat, Hüseyin, Ali, Hüseyin, Kaya, Aydın, Aydın, Tamer, Durmuş rüşvete aracılık yapmaktan sanıklar Nilgün ve Sedat'ın yapılan yargılamaları sonunda; TCK.nun 303/1, 240/1, 212/2-4, 213/1, 299/1, 305/1-son, 235/2, 80, 59 ve 6136 Sayılı Kanunun 13/1. maddeleri gereğince sanıklar Murat ve Hüseyin'in 20'şer ay ağır hapis, 250.000'er lira ağır para, 10'ar ay memuriyetten yasaklanmalarına, sanık Ali'nin 4 yıl 10 ay 10 gün ağır hapis 16 ay 20 gün hapis, 687.750 lira ağır para cezasıyla, Hüseyin ve Kaya'nın 6'şar ay 20'şer gün hapis Aydın'nın 3 yıl 10 ay 20 gün ağır hapis, 1 yıl 3 ay 18 gün ağır hapis, 10 ay hapis, 250.000 lira ağır para cezasıyla, Aydın'ın 4 sene 10 ay 10 gün ağır hapis, 16 ay 20 gün hapis, 1.654.166.000 lira ağır para cezasıyla Tamer'in 16 ay 20 gün hapis cezasıyla, Durmuş'un 6 ay 20 gün hapis cezasıyla mahkumiyetlerine sanıklar Aydın, Aydın, Ali, Tamer'in memuriyetten sürekli, Murat, Hüseyin'in 2'şer ay 15'er gün memuriyetten yasaklanmalarına, sanık Ali'nın görevi kötüye kullanmak ve firara neden olmaktan ceza tertibine yer olmadığına, sanıklar Nilgün ve Sedat'ın reşvete aracılık etmekten, Durmuşun görevi köt kullanmaktan beraetlerine dair (SAKARYA)1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.5.1999 gün ve 1996/121 Esas, 1999/131 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi C.Savcısı ve mahkum olan sanıklar tarafından istenilmiş, sanıklar Aydın ve Aydın yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 29.3.2000 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık ile vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Günsal Albayrak hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebliğat üzerine dosyadaki vekaletnamelere dayanarak sanık Aydın adına gelen avukat M.Asım, sanık Aydın adına gelen Avukat huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar haklarında (DURUŞMALI)inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar vekilleri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri haklarındaki hükmün (BOZULMASINI)istediler.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar vekiller savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 12.4.2000 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıklar Tamer ile Durmuş hakkındaki cezaların niteliği gözetilerek vekillerinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine, sanıklar Aydın ile Aydın vekillerinin duruşmalı inceleme isteklerinin kabulü ile bu sanıklar bakımından duruşmalı, diğer tüm sanıklar bakımından duruşmasız inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Delilleri takdir ve mucip sebepleri gösterilmek suretiyle sanıklar Nilgün Akar ve Sedat Şentürk haklarında tesis olunan beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen C.Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle adıgeçen sanıklara ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
Sanık Aydın diğer sanıklar Aydın ile Ali ayrı ayrı rüşvetler verdiği, bu olayda kasıt birliğinden bahsedilemeyeceği nedeniyle her bir rüşvet verdiği kişi adedi kadar suç teşkil edeceğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sanık vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanık Aydın hakkındaki mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Diğer sanıklar hakkındaki hükümlere gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre yerinde görülmeyen C.Savcısı ile sanıklar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanıklar Aydın, Tamer, Ali, Durmuş, Hüseyin ve Kaya'nın aynı kasıt altında birden çok, korumaya yükümlü oldukları hükümlülerin bulunmaları gereken yerden uzaklaşmalarına neden oldukları halde TCK.nun 305/1-son maddelerine TCK.nun 80. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini
2-Aydın'nın, talimatları sonucunda hükümlü sanıklar Aydın ile Mustafa'nın hastahanede tedavi gördükleri bir ayı aşkın zamanda kayıtsız ve tedbirsiz davranmak suretiyle bu sanıkların kaçmasına sebebiyet verdiğinden TCK.nun 303. maddesinden cezalandırılması yerine, yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanıklar Murat ile Hüseyin görevi ihmal ve savsaklama sonucunda firara sebebiyet vermek suçundan cezalandırıldıkları halde bu suçun oluşumuna neden olan eylemlerinden dolayı ayrıca TCK.nun 240. maddesiyle de cezalandırılmaları,
4-Kabule göre ise;
Murat ile Hüseyin hakkındaki kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezaları ile memuriyetten mahrumiyet cezalarının farklı feri cezalar olduğu gözetilmeden içtimaına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, temyiz itirazları ile sanık Aydın vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu bölümünün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.4.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy