(765 S. K. m. 430)
Dava: Reşit olmayan mağdureleri zorla kaçırıp alıkoymaktan, ırz ve namuslarını tasaddide bulunmaktan sanık Cevat ...un yapılan yargılaması sonunda; TCK. nun 415/2, 430/1, 71, 72, 77/2. maddeleri gereğince 25 yıl 50 ay ağır hapis, 10 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine, hakkında 31, 33. maddelerin tatbikine dair Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 13.4.2000 gün ve 1999/4 Esas, 2000/52 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller ve sanık vekilleri tarafından istenilmiş ve sanık yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 20.9.2000 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekillerine davetiye gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Nusret ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık adına gelen Avukat huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında duruşmalı, inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün bozulmasını, istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 4.10.2000 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, duruşma sırasında sanık vekili tarafından ibraz edilip heyetçe incelenen video kaset içeriğine, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-) Mahkemece, 1997 yılı başlangıcından 8.2.1998 tarihine kadar geçen sürede para, sakız, şeker ve kavun vereceğim diye kandırıp çağırdığı mağdureleri evinde, samanlıkta ve arazide teselsül edecek biçimde hile ile alıkoyan sanığın cezalandırılmasına karar verilmişse de, sanığın mağdurelere eylem öncesi şeker, sakız ve para vereceğim şeklinde sözler sarf etmesinin alıkoyma suçunun hile unsurunu oluşturmaktan ziyade, tasarladığı ırz ve namusa tasaddi suçuna mağdurelerin karşı koymamasını sağlamaya yönelik bulunduğu, esasen yaklaşık 1,5 yıl süreyle teselsül eden eylemlerin her seferinde sanığın kendilerine yönelik davranışlarını bildikleri halde, bu sözleri üzerine onun yanına gitmekten çekinmeyen mağdurelerin hile ile yanıltıldıklarının kabul edilemeyeceği ve ırza tasaddi suçlarının da maddi cebirle değil mefruz cebirle işlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında, alıkoyma suçlarının sanığın yanına kendiliğinden gelen mağdurelerin rızasıyla işlendiğine yer verilerek TCK. nun 430. maddesinin 2.fıkrasıyla uygulama yapılması gerekirken hile ile işlendiği benimsenerek aynı maddenin birinci fıkrası ile hüküm kurulması,
2-) Her bir müdahil lehine hükmedilen ve aleyhine reddedilen manevi tazminat miktarları esas alınmak suretiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin üçüncü kısmındaki oranlar üzerinden müdahil ve sanık lehine hükmedilecek nisbi vekalet ücretlerinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, temyiz itirazları ve sanık vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.10.2000 tarihinde oybirliğiyle karar verilerek Yargıtay C.Savcılarından Mahir Durakoğlu hazır olduğu halde sanık vekilinin gıyabında tefhim olundu. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy