(765 S. K. m. 19, 59, 202, 230, 510) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Zimmetine para geçirmekten sanık Hüseyin Bingöl'ün yapılan yargılaması sonunda; eylem görevi ihmal niteliğinde görüldüğünden TCK.nun 230/1, 19, 59, 647 Sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri gereğince 2.016.666 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine ve cezasının ertelenmesine dair Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.6.1999 gün ve 1999/23 Esas, 1999/57 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Oluş ve kabule göre sanığın Posta İşletmesi Merkez Müdürlüğüne bağlı Kuruçay şubesinde dağıtıcı olarak görev yaptığı sırada 38 telefon abonesinden tahsil edilen toplam 175.850.000 lira telefon fatura ücretlerini 21.9.1998 tarihinde mesai bitimine kadar merkez veznesine teslim etmesi gerekirken teslim etmediği, yapılan uyarılara karşın uhdesinde tutarak, 2.10.1998 tarihinde yapılan kasa sayımı sonrasında 7.10.1998 ve 13.10.1998 tarihlerinde teslim etmekten ibaret eyleminin, Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliği'nin 126. maddesinin suç tarihinde yürürlükteki ....memur ve amirler tarafından yapılması gereken işlerin dağıtıcılar tarafından tek başlarına yapılmasına izin verilmez biçimindeki yasaklayıcı hükmü karşısında tek başına şube memurluğu yapması mümkün görülmeyen sanığın yasal olmayan bir görevlendirme sırasında gerçekleştirdiğine nazaran TCK. 510. maddesine uygun hizmet nedeniyle inancı kötüye kullanma niteliğinde kaldığı kabul edilerek,
4616 Sayılı( 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun)'un 22.12.2000 tarihinde 24268 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi karşısında;
Uygulama maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı, suç tarihinin 23 Nisan 1999'dan önceye ait olması ve sanığa yükletilen suçun kanunun 1. maddesi 5. fıkrasındaki kapsam dışı suçlar içinde yer almaması gözetilerek, 6. fıkrasında öngörülen koşullar araştırıldıktan sonra 4. fıkrası uyarınca davanın ertelenmesine yer olup olmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy