(765 S. K. m. 59, 80, 202, 219, 510) (3201 S. K. m. 90)
Dava: Zimmetlerine para geçirmekten sanıkların yapılan yargılamaları sonunda; TCK.nun 202/1-3, 80, 59, 219/3. maddeleri gereğince 3'er yıl 10'ar ay 20'şer gün ağır hapis, 194.545.821'er lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine, memuriyetten müebbeten mahrumiyetlerine dair Ankara 7.Ağır Mahkemesinden verilen 1.12.1999 gün ve 1998/87 Esas, 1999/216 Karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 20.12.2000 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanıklar vekillerine davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcısı hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine gelmiş olan sanıklar Avukatları huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar haklarında duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar vekilleri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri haklarındaki hükmün bozulmasını istediler.
Gelmiş olan sanıklar da vekillerinin savunmalarına iştirak ettiklerini söylediler.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar vekilleri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 22.12.2000 Cuma saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre, sanık Ayşe hakkında kurulan hükme yönelik sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 90. maddesinde Emniyet Umum Müdürlüğüne bağlı ve hükmi şahsiyeti haiz bulunan Polis Bakım ve Yardım Sandığının varidatı, Emniyet Umum Müdürlüğü Kadrosuna dahil maaşlı ve ücretli memurlardan sandığa ortak olanlar tarafından temin edileceği açıklanmış olmasına, mezkür sandığa ortak olanlar tarafından mutemet sıfatını haiz bulunan sandığa verilen paralar kanunen tevdi edilmiş sayılamayacağına ve sandığın mal ve paraları aleyhine suç işleyen mensuplarının Devlet Memuru gibi ceza göreceklerini öngören bir hüküm de bulunmamasına nazaran; sahte özel tediye fişleri düzenleyip bunları kullanmak suretiyle anılan sandığın 350.182.480 lira parasını mal edinen sanık Ayşe'nin eyleminin TCK.nun 510 ve 80. maddelerine uyan müteselsil şekilde hizmet sebebiyle inancı kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek zimmet olarak vasıflandırılıp yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanıklar Levent ve Meryem'in zimmet suçuna bilerek iştirak ettiklerine dair savunmalarının hilafına cezalandırılmalarına yeterli kanıtların bulunmadığı, iş günü sonunda veznede ve kredi servisindeki terminallerde kontroller ve mutabakat yapıldıktan sonra bilgisayarda ... nin borçlanmasıyla ilgili bilgiler silinip daha sonra sahte tediye fişi düzenlendiğinden sanık Levent'in sorumluluğundaki veznede farkedilebilecek bir açığın meydana gelmesinin mümkün olmadığı, 3.6.1997 gün ve 2 nolu tediye fişindeki sıra numarasının 484 olarak değiştirilmesinin de zimmet eylemine katıldıklarına ilişkin yeterli delil niteliğini taşımadığı ve atılı suçtan beraetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, temyiz itirazları ve sanıklar vekillerinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.12.2000 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY YAZISI:
Sanık Ayşe son eylemde kendi şifresi ile, önceki eylemlerde diğer görevlilerin elde ettiği şifrelerle bilgisayar sistemine girmiş ve gerçek olmayan fişleri düzenleyerek ve tekemmül ettirerek sahte belgelerle vezneden dava konusu paraları almıştır.
Şifre ile paralar üzerinde tasarruf imkanı yoktur, paralara, düzenleyip ibraz ettiği sahte belgelerle veznede bulunan görevlileri kandırarak ulaşmıştır. Kendisine görevi nedeniyle teslim edilmiş, tevdi edilmiş paralar yoktur.
Açıkladığım nedenlerle eylemin dolandırıcılık cürmünü oluşturduğu görüşüyle eylemi görevi kötüye kullanma niteliğinde kabul eden çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy