(765 S. K. m. 423)
Dava: Evlenme vaadiyle kızlık bozduğu iddiasıyla sanık Salih Uslu'nun yapılan yargılaması sonunda; yüklenen suçtan beraatine dair Menemen Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.11.1998 gün ve 1998/160 Esas, 1998/457 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Mağdure sanık tarafından kızlığının bozulduğunu ısrarla ileri sürerken sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
Sanık hakkında 29.4.1998 tarihinde düzenlenen iddianame öncesi mağdure Neriman Kapusuz'un Adli Tıp Kurumu Karşıyaka Şube Müdürlüğünce verilen 14.4.1998 gün ve 1053 sayılı kızlık muayene raporunda kızlık zarı halkavi enli yapıda olup fevhası duhule müsait genişliktedir. Kızlık zarı üzerinde saat kadranına göre 3 ve 9 hizalarında valen duvarına varmayan oldukça yüzeysel ve kenarları sedefi refle vermeyen çentikler olduğu eski veya yeni yırtık olmadığı tespit edildi. Kenar özellikleri nedeniyle 3 ve 9 hizalarında çentiklerin doğal çentikler olduğu şahsın anatomikman bakire olduğu bildirilmiştir.
Duruşma sırasında mağdurenin yapılan muayenesi sonucu İzmir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 19.9.1998 gün ve 1685 sayılı raporunda saat kadranı ile 3, 5 ve 6 hizalarında hymen kaidesine varmayan eski yırtıklar mevcut olup bu bulgulara göre anatomik olarak bakire sayılabilir. Ancak kesin rapor Adli Tıp kurumunca kolposkopik tetkik sonucu verilmesi uygun olur denmiş bu hal üzere mağdurenin kolposkopik kızlık zarı muayenelerinde; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dal'ının 2.10.1998 gün ve 828 sayılı raporunda hymen 5 mm enlilikte, oldukça esnek saat kadranına göre 6-7 arasında kaideye kadar varan eski yırtık mevcuttur. Zar 3 hizasında ise 1 mmlik kaideye kadar varmayan tabii sülme vardır. Bu muayene bulgusu ile şahsın bakire olmadığı kesin kanaat olarak bildirilmiştir.
Bu durum karşısında Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı 5.10.1998 gün ve 2454 sayı ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nın yukarıda belirtilen raporuna atfen evrakı iade etmiştir.
Görüldüğü üzere mağdure hakkında düzenlenen raporlar bakire olup olmadığı konusunda çelişiktir.
Suçun oluşumuna etkisi bakımından bu çelişki üzerinde önemle durularak sanığın ereksiyon halindeki penis ölçüleri de alındıktan sonra dava dosyası ile mağdure Neriman Kapusuzla birlikte Adli Tıp Kurulunun Başkanlığına sevk edilerek yapılacak muayenesi ve dosyadaki yukarıda açıklanan raporlar ile bilgi ve belgelerin ışığı altında,
Mağdurenin özellikle iddianameden önce düzenlenmiş Karşıyaka Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 14.4.1998 gün ve 1053 sayılı raporundaki arazlara göre,
Kızlık zarının yırtılıp yırtılmadığı,
Sanığın erkeklik organının tespit edilen niteliklerine göre kızlık zarı yırtılmadan cinsi ilişkinin mümkün olup olmayacağı,
Sonradan düzenlenen diğer raporlardaki saptamalara nazaran 14.4.1998 günlü Karşıyaka Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü raporunun yanılma mahsulü olup olmadığı,
Sonuç olarak 14.4.1998 günlü muayeneye göre Neriman Kapusuz'un bakire sayılıp sayılamayacağı konularında mütalaa alınması,
Mağdurenin tasdikli nüfus kaydının getirtilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde hükme varılması,
Sonuç: Kanuna aykırı müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy