(765 S. K. m. 59, 80, 202, 209, 219, 228, 240) (237 S. K. m. 16) (647 S. K. m. 4) (1412 S. K. m. 321, 322)
Dava: Zimmet, irtikap ve bu suçlara katılmaktan sanıklar Mustafa Balaban, Ramazan Kanber, Mehmet Öztürk, Kamil Karabağ, Adem Mutluer, Mevlüt Akkuş, Ali Balaban, Kadir Balaban ve Recep Doğrul'un yapılan yargılanmaları sonunda, sanıklar Ramazan Kanber, Mustafa Balaban'ın bazı zimmet eylemleri görevi kötüye kullanma olarak görüldüğünden TCK. nun 202/1-3, 209/1, 240/2-son, 80, 219/3-son, 59, 95/2, 237 Sayılı Kanunun 16, 647 Sayılı Kanunun 4.maddeleri gereğince sanık Mustafa'nın 3 yıl 14 ay 16 gün ağır hapis, 3.916.504 lira ağır para, sanık Ramazan'ın 2 yıl 11 ay ağır hapis, 958.333 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine, memuriyetten müebbeten mahrumiyetlerine, erteli cezalarının aynen infazına bu sanıkların bazı görevi kötüye kullanma suçundan, sanıklar Kamil, Ali ve Kadir'in yüklenen suçlardan beraetlerine, sanıklar Mehmet, Adem, Mevlüt ve Recep ile sanıklar Mustafa Balaban ve Ramazan Kanber'in bir kısım suçlardan TCK. nun 102/4. maddesi gereğince davaların ortadan kaldırılmasına dair Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.2.2000 gün ve 1995/3 Esas, 2000/16 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil ve sanık Mustafa vekilleri ile sanık Ramazan tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre, sanıklar Kamil Karabağ, Ali Balaban ve Kadir Balaban'ın atılı suçlardan beraetlerine, sanıklar Mehmet Öztürk, Adem Mutluer, Mevlüt Akkuş ve Recep Doğrul'un eylemleri ile sanıklar Mustafa Balaban ve Ramazan Kanber'in iddianamenin 1, 2, 4, 5, 9, 10 ve 11 inci, sanık Ramazan Kanber'in ayrıca iddianamenin 6, 7 ve 8. bentlerinde yer alan eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu, 3. bendindeki eyleminin ise görevi kötüye kullanma değil görevi ihmal suçunu oluşturduğu, ancak bu suçların asli ve eklemeli dava zamanaşımı müddeti dolduğundan bahisle kamu davalarının ortadan kaldırılmasına dair verilen kararlar sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olduğundan temyiz itirazlarının reddiyle adı geçen sanıklar hakkındaki bu hükümlerin ONANMASINA,
Diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanıklar Mustafa Balaban ve Ramazan Kanber'in toplanan kanıtlar ve dosya içeriğine uygun olarak lüzumu muhakeme kararının 16. sırasındaki eylemlerinin 237 sayılı taşıt kanununa aykırılık, 1 ve 18. sırasındaki eylemleri ile sanık Mustafa Balaban'ın lüzumu muhakeme kararının 2 ve 6. sırasındaki eyleminin görevi kötüye kullanma olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, bu suçun asli ve eklemeli dava zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihi itibariyle dolduğunun keza sanıklar Mustafa Balaban ve Ramazan Kanber'in lüzumu muhakeme kararının 3, 4, 5, 9, 10, 12, 13, 14 ve 17. sırasındaki eylemlerinin görevi kötüye kullanma olarak kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, bu suçun asli ve eklemeli dava zamanaşımının da karar tarihi değil temyiz inceleme günü itibarıyla dolduğunu,
Yine, sanık Mustafa Balaban'ın iddianamenin 3. bendindeki eylemi zimmet suçunu oluşturacağından bahisle hükümlülüğüne karar verilmişse de, aldığı avansları herhangi bir harcamada bulunmadan ve bir soruşturma konusu da olmadan en geç 4 ay sonra belediyeye iade etmesi, paranın miktarı ve üzerinde bulunduğu sürede nazara alındığında zimmet kastı ile hareket ettiğini kabule yeterli görülmediği ancak üzerindeki avansı gecikmeli olarak iade etmesinden ibaret eyleminin görevi ihmal suçunu oluşturduğu ve bu suçunda asli ve eklemeli dava zamanaşımı süresinin dolduğunun,
Keza, sanık Mustafa Balaban'ın lüzumu muhakeme kararının 15. sırasındaki eylemi görevi suistimal suçunu oluşturduğundan bahisle hükümlülüğüne karar verilmişse de, belediye yazı işleri müdürü İbrahim Belhan'ın görevine iadesine ilişkin mahkeme kararını uygulamamaktan ibaret olan eyleminin TCK. nun 228. maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu, bu suçunda asli ve eklemeli dava zamanaşımı süresinin dolduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanıklar Mustafa Balaban ve Ramazan Kanber hakkında kurulan bu hükümlerin CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak aynı yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu konuda bir karar verilmesi mümkün görüldüğünden, sanıklar Mustafa Balaban ve Ramazan Kanber'in lüzumu muhakeme kararının 1, 3, 4, 5, 9, 10, 12, 13, 14, 16, 17 ve 18. sırasındaki, sanık Mustafa Balaban'ın aynı lüzumu muhakeme kararının 2, 6, 15 ve iddianamenin 3. bendindeki eylemleri nedeniyle açılan kamu davalarının TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık Mustafa Balaban ve Ramazan Kanber hakkında irtikap suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1- Belediye Başkanı sanık Mustafa'nın Belediye de memuriyet görevine yeni başlayan Adem Mutluer, Bayram Ali Öztürk ve Recep Doğrul'a Kasım 1993 ayına ait toplam 8.896.937 lira tutarındaki maaşlarını bordroya Recep Doğrul hariç diğerlerinin imzalarını almasına rağmen bu iş burada kalsın, kimse duymasın, duyan olursa iyi olmaz diyerek ödemeyip uhdesinde bırakmaktan ibaret eyleminde, manevi icbar'ın belirli bir şiddete ulaştığından ve adı geçen memurlarında bu sözlerin etkisi altında kaldığından söz edilemeyeceği, bu itibarla sanığın denetim ve muhafazasından sorumlu olduğu Belediyeye ait parayı maaş ödemesi gibi gösterip mal edinmesinin zimmet suçunu oluşturacağı, sanık Ramazan Kanber'in de çek keserek bankadan çektirdiği bu parayı bordro düzenleyerek adı geçen memurlara imza karşılığında maaş olarak ödemesi gerekirken diğer sanık Mustafa'nın talimatı doğrultusunda ona verip nereye sarfedildiğini de takip etmemek suretiyle zimmet suçuna iştirak ettiğinin kabul edilmesi gerekeceği gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde irtikaptan hüküm kurulması,
2- Sanık Mustafa Balaban ve Ramazan Kanber'in TCK. nun 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilen mahkumiyetlerinin 4616 sayılı yasa kapsamında bulunması nedeniyle aynen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden adı geçen sanıklar hakkında bu suçtan kurulan hükümlerin CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy