(765 S. K. m. 59, 80, 202, 219, 510) (Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliği m. 126)
Dava: Zimmet suçundan sanık Ali ...in yapılan yargılanması sonunda; TCK.nun 202/1-3, 80, 59, 219/4. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay ağır hapis, 388.154.666 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, memuriyetten müebbeten mahrumiyetine dair Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 9.3.2000 gün ve 2000/10 Esas, 2000/26 Karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 9.5.2001 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Günsal ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın vekilinin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde (DURUŞMASIZ) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Çiçekdağı PTT. Müdürlüğüne bağlı Boğazevci şubesinde dağıtıcı olarak görevlendirilip bu şubede yürütülmekte olan işlemlerden birinci derecede ve tek başına sorumlu tutulan sanığın suç tarihinde yürürlükte olan Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliği'nin 126. maddesinin, dağıtıcılar asıl görevlerinin yapılmasında bir aksaklık ve gecikmeye meydan vermemek şartıyla ve merkez amirinin emriyle memurun sorumluluğu ve denetimi altında, gerektiğinde her türlü posta işlerine yardım ederler, Ancak memur ve amirler tarafından yapılması gereken işlerin dağıtıcılar tarafından tek başlarına yapılmasına izin verilemez, biçimindeki yasaklayıcı hüküm karşısında tek başına şube memurluğu yapması mümkün bulunmadığı cihetle, yasal olmayan bir görevlendirme sırasında gerçekleştirdiği mahkemece oluşumu kabul edilen eyleminin TCK.nun 510, 80. maddelerine uygun zincirleme biçimde inancı kötü kullanma suçu niteliğinde kaldığı gözetilmeden, zimmet suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy