(765 S. K. m. 80, 202, 503, 504) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Zimmet suçundan sanıklar yargılamaları sonunda; TCK.nun 202/1-4-son, 59, 219/son. maddeleri gereğince sanık Nuri'nin 6 yıl 8 ay ağır hapis, 20.044.332.170 lira ağır para, sanık Ufuk'un 6 yıl 8 ay ağır hapis, 10.395.196.603 lira ağır para, sanık Muammer'in 6 yıl 8 ay ağır hapis, 9.189.401.116 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine, 18.039.958.853 lira zararın sanıklara müteselsilen ödettirilmesine, memuriyetten müebbeten mahrumiyetlerine, haklarında 33. maddenin tatbikine, diğer sanıkların yüklenen suçtan beraetlerine dair ( AYDIN )1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2000 gün ve 1998/77 Esas, 2000/185 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müdahil ve sanık Muammer ile diğer sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş ve sanık Nuri yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 27.6.2001 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından İbrahim Şahbaz hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın vekilinin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde (DURUŞMASIZ) inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yasal sürede verdiği kısa temyiz dilekçesine sanıklar Muammer ve Koçun isimlerini yazmayarak bu sanıklar hakkındaki hükmü temyiz etmediği anlaşılan müdahil vekilinin süresinden sonra verdiği gerekçeli temyiz dilekçesinde adı geçen sanıklara yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine, diğer sanıklara yönelik temyiz itirazları ile sanıklar Muammer, Ufuk ve Nuri temyiz talepleriyle sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanık İbrahim hakkında atılı zimmet suçundan verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun olduğundan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu sanığa ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Diğer sanıklara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanıklar Nuri, Ufuk ve Muammer hakkındaki hükümlere yönelik sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Halk Bankasının Yenipazar Şubesinde haberleşme memuru olarak görev yaparken eleman yetersizliği nedeniyle fiilen mevduat servisinde çalıştırılan sanık Nuri Atalay'ın; sadece kart ve kayıtları düzenleme, ödeme ve tahsil fişlerini kesme yetkisinin bulunduğu, para tahsil ve tediyesine görevli olmadığı gibi veznenin denetimi ile bankanın paraları üzerinde muhafaza ve murakabe sorumluluğu bulunmadığının anlaşılması karşısında; diğer sanıklar Uğur ve Muammer ile anlaşarak onların ve hayali kişiler adına şubede hesaplar açıp bu hesaplar üzerine faiz mahsup fişleri düzenleyerek yetkililere imzalatıp para aktarımını sağladıktan sonra adı geçen sanıklar adına mevduat kartları ve banka cüzdanları oluşturup bu hesaplardaki paraları bankanın diğer şubelerinden bu sanıklar ve olaya bilerek katılmadıkları anlaşılan İbrahim ve Ferhat Koç aracılığı ile çekip birlikte menfaat sağlamaktan ibaret eylemlerinin müteselsil dolandırıcılık niteliğinde olduğu gibi ayrıca çekte düzenlenen mevduat kartları, cüzdanları ve mahsup fişlerinin bir Kamu İktisadi Teşebbüsü ve Kamu Kurumu olan Halk Bankasının Kurum içi yazışmasına ilişkin bulunması nedeniyle resmi belge niteliğinde olmayıp özel belge niteliğinde bulunduğu ve özel belgede sahtecilik suçlarından belgenin kullanılması ile bu suçunda oluşacağı nazara alındığında ve TCK.nun 79. maddesi hükmü gözetildiğinde TCK.nun 3679 Sayılı Yasa ile değişik 504/7. maddesinde öngörülen cezanın aynı kanunun 345. maddesinde öngörülen cezadan fazla olması itibariyle sanık Nuri ile eylemine iştirak eden Ufuk ve Muammer TCK.nun 504/7, 80. maddeleri uyarınca müteselsil dolandırıcılık yerine yazılı şekilde zimmet suçundan cezalandırılması,
2- Kabule göre de;
a) 75903 nolu hesaptan bloke edilen para dışında 808.344.640 liranın çekildiği ve toplam zimmet miktarının 18.453.303.493 lira olduğunun gözetilmemesi,
b) Zimmet eylemi teselsül ettiği halde, verilen cezanın TCK.nun 80. maddesi ile arttırılması,
c) TCK.nun 202/son ve 59. maddenin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası sonucu sanık Nuri 20.044.398.725 lira yerine noksan ağır para cezası verilmesi,
d) TCK.nun 202/3. maddesi uyarınca ödetmeye hükmederken müfettiş soruşturma aşamasında sanık Nuri tahsil edilen 300 milyon lira ve 2250 DM'nin nazara alınmaması keza sanıklar Ufuk ve Muammer iştirak ettikleri zimmet miktarlarıyla sınırlı ve sanık Nuri ile birlikte bu tutarlardan müteselsil sorumlu tutulmaması ve nisbi harç ile nisbi vekalet ücretinin de bu tutarlar üzerinden hesaplanması gerektiğinin gözetilmemesi,
e) Toplam zimmet miktarından da fazla olacak şekilde nisbi vekalet ücretine hükmolunması,
3- Sanıklar İzzet, Ahmet ve Sultan hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
4616 Sayılı (23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun)un 22.12.2000 tarihinde 24268 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi karşısında;
Uygulama maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı, suç tarihinin 23 Nisan 1999dan önceye ait olması ve sanıklara yükletilen suçun kanunun 1. maddesi 5. fıkrasındaki kapsam dışı suçlar içinde yer almaması gözetilerek, 6. fıkrasında öngörülen koşullar araştırıldıktan sonra 4. fıkrası uyarınca davanın ertelenmesine yer olup olmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil ve sanık Muammer ve diğer sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar izzet, Ahmet ve Sultan açısından esası incelenmeyen hükmün sanık Muammer yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 5.7.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY:
Sanıklar İzzet Başkaya, Ahmet Karamanlı ve Sultan Öznur Karamanlı'nın incelemeden, faiz-mahsup fişlerine imza atmak şeklindeki eylemlerinin TCK.240. maddesine uyan ve 4616 Sayılı Yasa kapsamı dışında kalan suçları nedeniyle kurulan hükümlerin esaslarının incelenmesi gerektiği görüşüyle 4616 Sayılı Yasa kapsamında kabul edilerek davanın ertelenmesi bakımından yapılan bozmaya katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy