(765 S. K. m. 2, 59, 80, 95, 202, 219) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Zimmet suçundan sanık Ö.ün yapılan yargılanması sonunda; TCK.nun 202/1-4, 80, 59, 219/son, 95/2. maddeleri gereğince 5 yıl 10 ay ağır hapis, 1.419.035.288 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, memuriyetten müebbeten mahrumiyetine, 1.702.838.746 lira zararın müdahile ödenmesine, tecilli cezasının aynen infazına dair Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 21.2.2001 gün ve 2000/154 Esas, 2001/52 Karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 4.7.2001 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından İbrahim Şahbaz hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında ( DURUŞMALI )inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün ( BOZULMASINI )istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 13.7.2001 Cuma saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kullanma zimmetinin oluşması, sanığın görevi gereği yasal olarak kendisine tevdi edilen parayı belli bir süre kullanıp, hakkında herhangi bir uyarı ihbar, şikayet ya da soruşturma olmaksızın kendiliğinden kuruma yatırması koşuluna bağlıdır.
Bu itibarla; suç tarihinde Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüne bağlı Fethiye Sahil Sağlık Denetleme Merkezi veznedarı olarak görev yapan sanığın Ekim 1998-Şubat 2000 suç tarihlerinde müteaddit makbuzlarla kurum adına tahsil ettiği halde hesaba yatırmadığı 3.904.445.000 lirayı merkez tabibi Muharrem şüphelenip sanıkla görüşerek araştırmaya başlaması, bu arada durumu 14.2.2000 tarihinde incelenmek üzere Genel Müdürlüğe yazı ile bildirmesini takiben 16.2.2000 günü kurum hesabına yatırdığı şeklinde oluşan mahkemece de böylece kabul edilen eyleminin temellük zimmeti suçunu oluşturacağı gözetilmeden nitelendirmede yanılgıya düşülerek kullanma zimmetinden hüküm kurulması,
Kabule göre de; ana parayı kovuşturma başlamadan yatıran sanığın hesaplanan faizi de hemen ödeyeceğini hazırlık aşamasında C.Savcısına ifade ederek ödeme iradesini bildirdiğine göre TCK.nun 202/3. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın Fethiye Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1995/355 Esas, 1996/894 karar sayılı hakaret suçundan 300.000 lira ağır para cezasına konu tecilli mahkumiyeti hakkında;
Sanığın TCK.nun 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilen mahkumiyetinin aynı kanunun 482/3. maddesine uyan suçla ilgili olmasına, suç ve hüküm tarihlerine ve TCK.nun 2/2. maddesi hükmüne göre 4616 Sayılı Kanun Hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu kanundaki engeller bulunmadığı takdirde aynen infazına karar verilemeyeceği, 4616 Sayılı Kanundan yararlanamayacağının saptanması halinde ise mahkemesinden ayrıca infaz kararı alınabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.7.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy