(765 S. K. m. 80, 510, 522)
Dava: Zimmet suçundan sanık Ahmet Zeren'in yapılan yargılanması sonunda; eylem hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal niteliğinde görüldüğünden TCK.nun 510, 80, 522. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine dair Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.7.2000 gün ve 2000/41 Esas, 2000/134 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık Ahmet Zeren'in Ürgüp Belediyesi Emlak servisinde görev yaptığı dönemde mükelleflerden tahsil ettiği emlak vergi bedelleri karşılığında makbuz düzenleyip ilgilisine verdikten sonra belediyede kalan makbuz suretlerinde gerçekleştirdiği silinti ve kazıntılar ile gerçek miktar yerine daha düşük miktar yazarak gerekli işlemleri yaptığı ve aradaki farkı maledindiği, olayın mahkemece de bu şekilde kabulü karşısında; 30.10.1985 tarihinde ilk olarak belediyenin bahçevan kadrosuna memur olarak atanan bilahare muhtelif birimlerde görevlendirilen sanığın görev durumunu gösteren 3.7.2000 günlü Belediye Başkanlığı yazı ve eklerinden bu kez 20.11.1995 tarihinden itibaren Emlak Servisinde yazılı olarak görevlendirildiği bu görevi o tarihten itibaren itiraz etmeden fiilen yürüttüğü anlaşılmış ve bu şekilde görevlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemiş ise de; sözü edilen yazılı görevlendirmede sanığa makbuz kesme yetkisi yanında ayrıca mükelleflerden para tahsili ve buna ait işlemleri de yerine getirmesi bakımından da görev ve yetkilendiğine dair açıklık bulunmadığı cihetle öncelikle bu konunun Belediye Başkanlığından sorulup sonucuna göre eylemin nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden noksan soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca cezanın tür ve miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı tutulmak üzere BOZULMASINA, 01.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy