(765 S. K. m. 59, 80, 504, 522, 523)
Dava: Zimmet suçundan sanık Satılmış Şahin'in yapılan yargılanması sonunda; eylem dolandırıcılık niteliğinde görüldüğünden TCK.nun 504/7, 80, 522, 523, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay ağır hapis, 1.406.006.666 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair Yalova Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.4.1999 gün ve 1998/133 Esas, 1999/32 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yalova Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünde maaş mutemedi olarak görev yapan sanığın 1998 yılında aynı kurumda çalışıp nakil veya emeklilik nedeniyle ilişiği kesilen beş görevliyi düzenlediği bordrolara dahil ederek tahakkuk ettirdiği maaşları bankadan çekmek suretiyle temellük ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bir daire mutemedinin zimmet suçunun oluşabilmesi için suç konusu paraların kendisine görevinin normal fonksiyonu ereği tevdi edilmiş bulunması gerekmekte olup, sahte belgelerle yasal olmayan şekilde elde ettiği paralar için mutemedin koruma ve kontrol gibi sorumluluğundan da söz edilemez. Bu itibarla yasal olmayan şekilde ödeme yapılmasına olanak sağlayan bordro ve belgelerde aldatıcılık öğesi bulunması durumunda evrakta sahtecilik suçunun oluşacağı gözetilip sözü edilen belgeler üzerinde bilirkişi incelenmesi yaptırılarak aldatıcılık gücü bulunduğu saptanırsa resmi belgede sahtecilik suçu ile birlikte dolandırıcılık suçunun da oluşacağı, aldatıcılık bulunmadığı takdirde ise sadece dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden; sahtecilik suçuna konu eylemlerin dolandırıcılık suçunun unsurları olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak CMUK. nun 321, 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı tutulmak üzere BOZULMASINA, 02.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy