(765 S. K. m. 59, 80, 202, 219, 240)
Dava: Zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanık Hüsamettin Kahraman'ın yapılan yargılanması sonunda: TCK. nun 202/1-3-son, 219/3-son, 240/1, 80, 59. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün ağır hapis, 500.000 lira ağır para, 11 ay 20 gün hapis, 408.333 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, memuriyetten müebbeten ve ayrıca 2 ay 27 gün mahrumiyetine dair Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 2.11.2000 gün ve 1997/89 Esas, 2000/142 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil ve sanık vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre müdahil ve sanık vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde Kooperatif başkanı olan sanığın 2.700.000 lira tutarındaki demirbaş eşyaların yanında Genel Kurul kararı olmaksızın düzenlediği imzasız ücret bordroları ile kooperatif kasasından kendisi ve iki arkadaşına huzur hakkı adı altında ödediği 27.200.000 liranın müteselsil zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden,
Gökçe Turizm A.Ş. adlı taşeron şirkete faiz adı altında yapılan 201.737.500 lira tutarındaki ödemeye ilişkin eyleme gelince; bilirkişi raporuna göre adı geçen şirketin değişik tarihlerde kooperatife yaptığı işler karşılığı toplam 2.676.351.691. lira tutarında hak edişi bulunmasına karşılık, 1995 ve 1996 yılların içinde ve değişik tarihlerde 2.878.089.191 lira tutarında ödemede bulunduğu açıklanıp, aradaki 201.737.500 lira farkın yapılan işlem karşılığı olmadan faiz adı altında aynı zamanda sanığın müdürü olduğu adı geçen taşeron şirkete ödendiğinden bahisle zimmeti oluşturacağı kabul edilmiş ise de; savunma da nazara alınarak düzenlenen hak edişler ile değişik tarihlerde yapılan ödemelere ilişkin işlem ve belgeler incelenip irdelenerek sonuçta taşeron şirket lehine yasal faiz ödenmesi bakımından koşullar oluşup oluşmadığı konusunda raporu düzenleyen bilirkişilerden açıklayıcı ek mütalaa alınarak bu miktar yönünden sanıkta temellük kastının varlığı da tartışıldıktan sonra eylemin niteliğinin tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükme varılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, müdahil ve sanık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy