( 765 S. K. m. 416, 416)
Dava: Zorla ırza geçmekten sanıklar T. ve H. yapılan yargılanmaları sonunda; eylemleri ırz ve namusa tasaddi niteliğinde görüldüğünden TCK.nun 416/2, 417, 59. maddeleri gereğince 3 er yıl 9 ar ay hapis cezasıyla mahkumiyetlerine, suç aletlerinin müsaderesine dair (Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi)nden verilen 24.2.2000 gün ve 1999/27 Esas, 2000/4 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müdahil ve sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma soknuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre müdahil vekili ve sanıklar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine Ancak;
Müdahil mağdur F. aşamalarda ki samimi, istikrarla anlatımlarında iki sanığın da kendisine cebir-şiddet uygulayarak, önce sanık T. sonra da sanık H. livata yolu ile arza geçmeye çalıştıklarını, ancak direnerek kendisini sıkması sonucunda sanık T. eylemini tamamlayamadığını, sanık H. ise eylemini tamamladığını, duhulün gerçekleştiğini ifade etmiş olmasına; müdahil hakkında olayın akabinde düzenlenen her iki rapor da fiili livatanın maddi bulgusuna rastlanmadığının belirtilmesi üzerine Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından 8.12.1999 günlü rapor alınmış ve bu raporda "livatanın maddi bulgularına rastlanmadığı ancak erişkin kişilerde tehdit ya da hile ya da ihtiyari olarak mukavemetin olmadığı durumlarda veya kaygan madde kullanıldığında maddi bulguya rastlanmayabileceği" açıklanmış ayrıca müdahil, C. Savcısında ek olarak alınan 27.10.1999 günlü anlatımında sanık H. "cinsel organını tükrükledikten sonra livatada bulunduğunu" belirtmiş ve müdahilin yaşı gereği duhulün gerçekleşip gerçekleşmediği ayırdedecek durumda bulunması da dikkate alındığında sanıkların TCK.nun 416/1, 417. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle tasaddi suçundan hükmü varılması,
Kanuna aykırı, müdahil ile sanıklar vekillerinin temyiz itirazlarını bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 17.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy