(765 S. K. m. 59, 193, 416, 418) (647 S. K. m. 4)
Dava: Irza geçmek ve konut dokunulmazlığını bozmaktan sanık Ali'nin yapılan yargılaması sonunda; TCK.nun 416/1, 418/2, 193/1, 59, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay ağır hapis, 50.000.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, hakkında 31, 33. maddelerin tatbikine dair Bafra Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 10.5.2001 gün ve 2000/97 Esas, 2001/75 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık hakkında gündüzün konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Irza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulunun 1.2.2001 günlü raporunda müdahil Hacer'in "Mental Retardasyon + her iki gözde görme kaybı ve buna bağlı fiziksel olarak mukavemete muktedir bulunmadığı" belirtilmiş mahkemece de bu rapora itibar edilerek yazılı şekilde hükme varılmış ise de; mağdurenin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas Kuruluna gönderilip kendisinde mevcut bulunan arazların ve ayrıca görme engelinin başlı başına TCK.nun 416/1. maddesinin uygulanmasını gerektirir nitelikte bulunup bulunmadığı hususunda görüş alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık vekili 14.9.2000, 17.12.2000 günlü oturumlarda ve 11.10.2000 günlü dilekçesinde mağdurenin 18 yaşından büyük olup nüfusa geç yazıldığını belirterek yaşa itiraz etmiş olmakla; mağdureye ait doğum tutanağı getirtilip resmi bir sağlık kurulunda doğmamış olması halinde, film ve grafilerinin çektirilip Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas Kurulundan görüş alınıp mağdurenin gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hükme varılması.
Sonuç: Kanuna aykırı sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 3.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy