(765 S. K. m. 55, 59, 65, 414, 430) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Reşit olmayan mağdureyi rızaen alıkoymak ve ırza geçmekten sanıklar İbrahim Güngör ve İsa Özden'in yapılan yargılanmaları sonunda; TCK. nun 414/1, 430/2, 65/3, 55/3, 59, 647 Sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri gereğince sanık İbrahim'in 4 yıl 2 ay ağır hapis, 5 ay hapis, sanık İsa'nın 500.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine, sanık İbrahim hakkında 31. maddenin tatbikine, sanık İsa'nın cezasının ertelenmesine dair Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.9.2000 gün ve 1999/37 Esas, 2000/111 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık İbrahim Güngör'ün ırza geçme suçu yönünden sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin nüfusa tescili sırasında düzenlenen 20.3.1984 günlü Mernis Doğum Tutanağı Dalaman Hürriyet mahallesi Sağlık Ocağı ebesi Solmaz Oruç'un aynı tarih ve bila sayılı doğum raporuna dayanarak tanzim edilmekle beraber doğumun özellikle resmi bir kuruluş olan adı geçen sağlık ocağında gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılmadığından bu husus üzerinde durularak ilgili sağlık ocağından mağdure Çiğdem'in doğumuna ait bilgilerin protokol defteri ve diğer kayıtlardan araştırılarak bu sağlık ocağında doğmuş olduğunun kesin olarak saptanması, doğmadı ise Adli Tıp mütalaasında belirtilen yaşa göre tashih yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde noksan tahkikatla hüküm kurulması kanuna aykırı olduğundan,
Sanıklar hakkında rızaen alıkoymak suçundan kurulan hükme gelince;
4616 Sayılı (23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun)'un 22.12.2000 tarihinde 24268 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi karşısında;
Uygulama maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı, suç tarihinin 23 Nisan 1999'dan önceye ait olması ve sanıklara yükletilen suçun kanunun 1. Maddesi 5. fıkrasındaki kapsam dışı suçlar içinde yer almaması gözetilerek, 6. fıkrasında öngörülen koşullar araştırıldıktan sonra 4. fıkrası uyarınca davanın ertelenmesine yer olup olmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy