(3682 S. K. m. 8) (647 S. K. m. 6) (765 S. K. m. 95)
Dava: Irza tasaddi suçundan Eyüp 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.1995 tarihinde kesinleşen 28.12.1994 gün ve 1994/115-218 sayılı kararıyla, TCK.nun 415/1, 55/3, 59, 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl, 1 ay 10 gün hapis cezasına hükümlü M.'in işbu cezasının kesinleşmesini müteakip 5 yıl dolduğundan adli sicil kaydının silinmesi talebinin, reddine dair, aynı yer mahkemesince verilen 27.8.2001 gün ve E. 1994/115, 2001/605 D. İş. sayılı karara vaki itirazın reddine ilişkin, (Eyüp İkinci Ağır Ceza Mahkemesi)nin 14.9.2001 gün ve 2001/567-547 D. İş. sayılı kararının tüm dosya kapsamına göre, adli sicil kaydından silinmesini istediği hükümlülüğü dışında mahkumiyeti bulunmayan adı geçenin, sabıkasına esas yüz kızartıcı nitelikteki ırza tasaddi suçundan erteli bulunan cezasının, kesinleşme tarihinden itibaren, ertelenmiş hükmün esasen vaki olmamış sayılması için öngörülen 5 yıllık sürenin dolmuş bulunduğundan adli sicil kayıtlarından silinmesi gerektiği, bu hususun benzer bir olay nedeniyle Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesinin 18.4.2001 gün ve 2001/1057-3760 sayılı ilamı ile de kabul edilmiş bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK.nun 343. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.10.2001 gün ve 155271 sayılı yazılı emrine atfen C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:
Karar: 3682 sayılı Yasanın 8. maddesinin birinci fıkrası; adli sicil bilgilerinin adli sicilden çıkarılması için öngörülen sürelerin "cezanın çekildiği veya ortadan kalktığı veya düştüğü" tarihden başlayacağını esas aldığı halde, ertelenmiş cezayı içeren mahkumiyet hükümlerinin sicilden çıkarılmasını bu düzenlemeye dahil etmeyerek bu hususu ikinci fıkrasıyla "ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde ise, bu tarih esas alınır.." demek suretiyle esasen vaki olmamış sayılacağı tarihi sicilden çıkartılma tarihi olacağını hükme bağlamıştır.
Bu düzenlemeye göre; ertelenmiş cezalarda suçun niteliğine bakılmaksızın TCK.nun 95. maddesinde öngörülen koşullar oluştuğunda mahkumiyet esasen vaki olmamış sayılacağı gerekçesine dayanılarak talep konusu ertelenmiş ceza ile ilgili adli sicil bilgisinin sicilden çıkarılmasına karar vermekte zorunluluk bulunmaktadır. Aksi halde, gözlenen kişiliği ile ertelemeyi hak kazanmış sanığın erteli mahkumiyetinin sicilden çıkartılması için gereken süre, infaz edilmiş mahkumiyet hükümden daha uzun olması gibi hak ve nesafet kuralları ile yasa koyucusunun amacına aykırı bir durumun doğmasına neden olacağında kuşku yoktur.
Bu durumda; ırz ve namusa tasaddide bulunmaktan erteli mahkumiyeti bulunan M.'in bu mahkumiyet hükmünün kesinleştiği 15.11.1995 tarihinden itibaren ertelenmiş hükmün esasen vaki olmamış sayılması için öngörülen 5 yıllık sürenin dolmuş bulunduğu gözetilerek adli sicil kayıtlarından çıkartılmasına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, yazılı emre dayanan ihbarnamedeki bozma sebebi yerinde görüldüğünden, adli sicil kaydının silinmesi talebinin reddine dair Eyüp Birinci Ağır Ceza Mahkemesinin 27.8.2001 gün 1994/115-2001/605 D İş sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin Eyüp İkinci Ağır Ceza Mahkemesinin 14.9.2001 gün 2001/567-547 D. İş sayılı kararın CMUK.nun 343. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), Eyüp Birinci Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.1994 gün 1994/115-218 sayılı ertelenmiş cezayı içeren mahkumiyet hükmünün adli sicilden (ÇIKARILMASINA), dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına (TEVDİİNE), 19.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy