(765 S. K. m. 202, 510) (Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliği m. 126)
Dava: Zimmet suçundan sanık Bekir Şahin'in yapılanı yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.2.2001 gün ve1999/142 Esas, 2001/52 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliği'nin 126. maddesinin Dağıtıcılar asıl görevlerinin yapılmasında, bir aksaklık ve gecikmeye meydan vermemek şartıyla ve merkez amirinin emriyle ilgili memurun sorumluluk ve denetimi altında, gerektiğinde her türlü posta işlerine yardım ederler. Ancak memur veya amirler tarafından yapılması gereken işlerin, dağıtıcılar tarafından tek başlarına yapılmasına izin verilmez biçimindeki yasaklayıcı hükmü nedeniyle Sorgun Posta İşleme Müdürlüğü'ne bağlı Çiğdemli Şubesinde şube memuru (dağıtıcı) olduğu bildirilen sanığın görev ve ünvanının kapsamının açık bir şekilde belirlenmesi bakımından kendisine 24.2.1993 tarihinde dağıtıcılık yaptırılıp yaptırılmadığının ve Özcan Bektaş'a yapılması gereken havale ödemesinin dağıtıcılık görevi kapsamında olup olmadığının, ayrıca merkez amirinin emriyle alınana şubede şube memuru olarak görevlendirilip görevlendirilmediğin, görevlendirilmiş ise bu görevi ilgili memur sorumluluğu ve denetimi altında mı, yoksa tek başına mı yaptığının ve müşteki Özcan Bektaş'a yapması gereken havale ödemesinin göre memurluğu kapsamında kalıp kalmadığının ayrıntılı bir şekilde sorulup sonucuna göre tek başına ve herhangi bir memurun sorumluluk ve denetimi olmadan çalıştırıldığının ve müştekiye yapması gereken havale ödemesinin bu görev kapsamında kaldığının bildirilmesi halinde eyleminin TCK.nun 510. maddesine uyan hizmet nedeniyle inancı kötüye kullanma niteliğinde olup olmadığı tartışılmadan noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suç tarihinin 24.2.1993 olduğu gözetilmeden sanık hakkında fazla para cezasının hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy