(132 S. K. m. 13)
Dava: Rüşvet almaktan sanıklar İsmet ve Kenan'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık İsmet'in eylemi görevi kötüye kullanma niteliğinde görülmekle bu suçtan mahkumiyetine, Kenan'ın beraetine dair ADANA 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 1.3.2001 gün ve 2001/12 Esas, 2001/57 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı ile katılan vekili ve sanık İsmet vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık Kenan hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık İsmet Soysal hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın Türk Standartları Enstitüsü Adana Bölge Müdürlüğünde Makine Mühendisi olarak görev yaptığı, Sistem Asansörleri San. Ve Tic. Ltd. Şirketinin yaptığı beş adet asansöre TSE uygunluk belgesi almak için TSE Adana Bölge Müdürlüğüne müracaatta bulunduğu, asansörleri kontrol ederek inceleme raporu hazırlamakla görevlendirilen sanığın bazı noksanlıklar bulunduğunu şirket yetkilisi müşteki Mesut'a bildirip uygunluk belgesi verilmesi ve işlerin çabuklaştırılması için bir milyar lira para istediği, müştekinin durumu Adana Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürlüğüne bildirmesi üzerine sanığın yakalanması ve suçun tespiti için önceden seri numaraları belirlenen ve sanığa verilmek üzere müştekiye teslim edilen paraların sanığa verildiği ve müteakiben yapılan operasyonla yakalandığının anlaşılması karşısında,
Sanığın ceza yasası uygulamasında memur sayılmadığı ve 132 Sayılı Türk Standartları Enstitüsünün Kuruluş Kanunun 13. maddesine göre de kurumun malları aleyhine işlenen suçlar dışındaki fiillerinden dolayı da memur gibi cezalandırılamayacağı dikkate alındığında rüşvet alma veya görevi kötüye kullanma suçlarının faili olamayacağı, sabit eyleminin dolandırıcılığa eksik teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması ve bu eylemden doğrudan zarar görmeyen TSE'nin müdahilliğine karar verilerek lehine ücreti vekalete hükmolunması,
Sonuç: Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.4.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy