(4616 S. K. m. 1) (765 S. K. m. 416)
Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak, cinsi münasebette bulunmaktan sanık Cengiz Burkan'ın yapılan yargılanması sonunda; cinsi münasebette bulunmak suçundan mahkumiyetine, kaçırıp alıkoymaktan açılan kamu davasının 4616 S. Kanunun 1/4. maddesi gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.9.2001 tarih ve 1999/1045 Esas, 2001/1128 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtayca tetkiki sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızaen alıkoymak suçundan açılan kamu davasının 4616 S. Kanun hükümleri uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair kararın niteliğine ve CMUK. nun 293. maddesi hükmüne nazaran bu konuda mahallinde merciince bir karar verilmesi mümkün görülmekle, temyiz incelemesinin sanık hakkında reşit olmayan mağdure ile rızaen cinsi münasebette bulunmak suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
Mağdure Derya'nın 27.6.1999 günlü kolluk beyanında temyize gelmeyen sanık Mustafa'nın 26.6.1999 gününde kendisini bir eve götürüp zorla ırzına geçtiğini, kızlığını bozduğunu belirttiği, sanıklar Cengiz ve beraat eden Yıldırım'dan bahsetmediği, 28.6.1999 günlü raporunda kızlık zarında eski yırtık tesbit edilince, aynı tarihte kollukta alınan ek ifadesinde iki yıl önce Yıldırım'ın kendisiyle ilişkiye girip, kızlığını bozduğunu daha sonra sanık Cengiz'in cinsi münasebette bulunduğunu belirttiği, aynı tarih savcılığa gelen mağdurenin bu kez ifadesinde Yıldırım ile ilişkisinin devam ettiğini ancak o dönemde kızlığının bozulmadığını, sonra sanık Cengiz'le tanıştığını nişanlandığını kızlığını Cengiz'in bozduğunu, en son Mustafa ile ilişkisinin olduğunu söyleyip, 28.10.1999 günlü mahkeme beyanında ise sanık Cengiz'le rızasıyla ilişkiye girdiğini, sanığın kızlığını bozduğunu ancak Yıldırım Kaya ile hiçbir biçimde cinsel ilişkisinin olmadığını belirtip, en son Mustafa ile olan cinsi münasebetten söz etmesi ve alınan raporunda eski yırtık tespit edilmesinden dolayı bu ifadeleri karşısında raporun aydınlatıcı niteliğinin bulunmadığı anlaşılmakla; mağdurenin özetlenen aşamalardaki anlatımlarının içerdiği olgular itibariyle çelişik olması, sebebiyle bunlara itibar edilemeyeceği ve sanığın inkarı içeren savunmasının aksine yüklenen suçu işlediğine ait aleyhine kuşkuyu bertaraf edecek kesin ve inandırıcı başkaca da kanıt bulunmadığı gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi;
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy