(765 S. K. m. 80, 202/3) (5237 S. K. m. 43, 247, 248)
Dava: Zimmet suçundan sanık Ali'nin yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair ( ARTVİN ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.5.2001 gün ve 2000/104 Esas, 2001/84 Karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 29.1.2003 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki ibraz eylediği vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Avukat huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında ( DURUŞMALI ) inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün ( BOZULMASINI ) istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Tebliğname tebliğ edildi.
Sanık vekili mehil istemediğini bildirdi.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 12.3.2003 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmış ise de; noksanlıkların tamamlanamamasından dolayı duruşma 26.3.2003 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Yapılan yargılamaya, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire ve toplanan kanıtlarla uyumlu bilirkişi raporuna dayanılarak bir karara varmanın mümkün bulunmasına göre, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, TCK.nun 80. maddesiyle yapılan artırım sırasında 9 yıl 4 ay yerine 9 yıl ağır hapis cezasına hükmedilmesi sonraki uygulamanın doğru olması karşısında sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- S.S.K ve Orman İşletmesinden getirtilen gider makbuzu, dinlenen tanıklar ve mükellef tarafından ibraz edilen alındı gibi daire dışı araştırmalarla ortaya çıkarılan 1998/43 sayılı Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası için tahsil edilen 19.330.000 lira, 1996/81 Esaslı Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası için tahsil edilen 1.098.000.000 lira ve 1998/193 sayılı Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası için tahsil edilen 190.910.000 lira olmak üzere toplam 1.308.240.000 liranın mal edinilmesinin nitelikli zimmet, 8.9.1999 tarihinden itibaren Adalet Bakanlığı fon hesabına yatırmayarak temellük ettiği ve hakkında soruşturma başlayıp tutuklanmasından sonra ödediği 117.225.000 lira dahil toplam 3.904.948.451 liranın basit zimmet niteliğinde olmak üzere toplam 5.213.188.451 liranın sanık tarafından zimmete geçirildiği gözetilip, sanığın teselsül eden nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması, ağır para cezasının da zimmetin saptanan bu türlerine göre ayrı ayrı belirlenip toplamına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması;
2-Kovuşturma yapılmadan önce belirlenen zimmeti 5.017.938.851 lira olarak hemen yatıran, 25.7.2000 günü C.Savcısına verdiği ifadesinde kasa açığı var ise tarafına bildirildiği an yatırmaya hazır olduğunu beyan eden ve yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu sonrası mahkemenin ödemede bulunması için verdiği süre üzerine kalan zimmet tutarını da derhal ödeyen sanığın ödeme konusundaki iradesinin varlığının kabulü ile TCK.nun 202/3. maddesi uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları ve vekilin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK.nun 321-326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.3.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy