(1412 S. K. m. 318, 321) (1163 S. K. m. 2, 3, 7) (765 S. K. m. 30)
Dava: Zimmet suçundan sanıklar İbrahim Kuzu, Ersin İnanç ve Sami Yaman'ın yapılan yargılanmaları sonunda; mahkumiyetlerine dair Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.9.2001 gün ve 1997/15 Esas, 2001/227 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi.
Süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: 1163 Sayılı Kooperatifler Yasasının 2, 3 ve 7. maddelerinde açıklandığı üzere kooperatiflerin ticaret siciline kaydı ve ticaret sicil gazetesinde yayımından sonra kişilik kazanacağı ve bu durumda kooperatif yönetimini oluşturanların memur gibi cezalandırılmaları mümkün bulunduğundan kooperatifin tüzel kişilik kazanıp kazanmadığı ayrıca sanıkların hangi tarihte yönetim kuruluna seçildikleri, ne kadar süre ile görevlendirildikleri, görev ve sıfatlarının niteliği duraksamaya yer vermeyecek biçimde kooperatifin bağlı bulunduğu ticaret sicil memurluğundan sorulup sonucuna göre hukuki durumlarının tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükme esas alınan 10.11.2000 ve 17.7.2001 günlü aynı bilirkişilerce düzenlenen raporla da sanıkların kasa mevcudu olan 206.446.408 lirayı yeni yönetime devretmediklerinden bahisle zimmetlerinde bulunduğunun açıklanmasına karşın 26.8.1998 günlü Sayıştay Emekli Denetçileri bilirkişi raporu ile 12.7.2000 günlü bilirkişi raporunda bu husustaki tespitin kaydi olarak tespit edilip banka ekstresi ve kasa tutanağına dayanmadığı ve devir teslim tutanağı ile ne kadar para bulunduğunun tespit edilmediğinden zimmetten söz edilemeyeceğinin vurgulandığı, ne yeni yönetimi oluşturan müştekilerin ne de sanıkların bu olaya ilişkin ifade ve savunmalarının alınmadığı ancak müşteki Gürcan Balcıoğlu'nun 11.3.1997 günlü oturumda eski yönetimin 26.10.1997 tarihinde devir teslim tutanağı verdiğini belirttiği anlaşılmakla müştekilerin ve sanıkların yeniden celbedilerek 26.10.1996 tarihindeki yönetim değişikliği sonrasında kasa hesabı bakımından herhangi bir devir teslim yapılıp yapılmadığı, bu tarih itibariyle kasa sayımının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği sorulup, dosyaya getirilen kooperatife ait banka hesap ekstresindeki miktarlar da dikkate alınarak ve önceki bilirkişi raporlarındaki çelişkinin açıklanıp giderilmek üzere dosya ve eklerinin yeniden seçilecek Sayıştay Emekli Denetçilerinden oluşan bilirkişi kuruluna gönderilip görüşleri alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken noksan soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık Sami Yaman'ın 30.3.1996 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığının anlaşılması karşısında 26.10.1996 günlü kasa mevcudundaki noksanlıktan ne suretle sorumlu tutulduğunun hüküm yerinde tartışılmaması,
10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesiyle değişik TCK.nun 30/2. maddesi gereğince bin lira küsurlarının hesaba katılamayacağının gözetilememesi;
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy