(765 S. K. m. 102, 104, 230, 240)
Dava: Zimmet suçundan sanıklar Hulki Özdemir, Mesut Küçükkaraca, Yaşar Ulutaş, M.Emin Şenyurt ve Mustafa Büyükşahin'in yapılan yargılanmaları sonunda: sanıklar hakkında otobüs alımında şartname hükümlerine uyulmaması nedeniyle atılı görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, belediyeye lastik alımı ve 2886 Sayılı Kanununa muhalefet eylemleri görevi kötüye kullanma niteliğinde görülmekle bu suçtan mahkumiyetlerine dair Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.7.2000 gün ve 1997/45Esas, 2000/205 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili ve sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Tüm sanıklar hakkında 3.9.1992 tarihli Belediye encümen kararı ile alınmasına karar verilip 23.10.1992 tarihinde noter satışı ile alınan otobüslerde şartname hükümlerine uyulmaması nedeniyle atılı görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair hükmün incelenmesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair karar usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kararın tebliğname gibi ONANMASINA,
Diğer suçlara yönelik kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelenmesine gelince;
Tüm sanıklar hakkında 17.3.1994 tarihli encümen kararı ile alınmasına karar verilip 23.3.1999 da tahakkuk ve verile emri ile ödemesi yapılan lastik alımı, belediyeye gelen memurlara ikram edilmek üzere koyun alınıp 27.8.1993 tarihinde parasının temizlik malzemesi adı altında ağırlama gideri olarak ödeme yapılması ayrıca sanık Hulki Özdemir'in çalışan işçilere ödeme yaparken bir işçiye diğer işçilerin ücretlerini de içerir nitelikte 24.3.1994 tarihli tahakkuk müzekkeresi ve verile emrine dayanarak ödeme yapması ve 1993 yılı hasat döneminde belediyeye ait tarladan elde edilen ürünü satmasından dolayı TCK. nun 240 ve 230. maddeleri gereğince açılan kamu davalarında suçların nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve ilgili maddeleri ihlal suçlarının TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık zamanaşımına tabi olduğu ve suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar da bu sürenin dolmuş bulunduğunun anlaşılması karşısında sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması lüzumu;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının TCK. nun 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 11.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy