(5237 S. K. m. 247)
Dava: Zimmet suçundan sanık Süleyman Merdanoğlu'nun yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.10.2001 gün ve 2000/180 Esas, 2001/260 Karar sayılı hükmün duruşmalı olarak süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 9.4.2003 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Mahir Durakoğlu hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Avukat Hüseyin Eğri huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında (DURUŞMALI) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Tebliğname tebliğ edilmiş.
Sanık vekili savunmasını yapacağını söyledi.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 30.4.2003 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Zimmet suçu şekli bir suç olmayıp, diğer unsurlarının yanında mal edinme kasdının bulunmasının da zorunlu olmasına nazaran, kooperatif başkanı olan sanığın üye aidatlarının zamanında yatırılmamasından dolayı farklı tarihlerde tahsil ettiği gecikme faizlerini kayıtlara intikal ettirmeyerek kooperatifin proje çizim borcu karşılığında fatura ya da gider makbuzu düzenlenmeden harcama tutanağı ile Mahmut Uygun'a 50.000.000 lira ödemede bulunduğu, sanığın ikrarı, tanık anlatımları ve dosya içeriğinden anlaşılmasına göre; eylemde maledinme sahiplenme kastının bulunmaması nedeniyle zimmet suçunun oluşmadığı, ancak muhasebe bilgisi olmayan sanığın üyelerden tahsil ettiği gecikme faizlerini kayıtlara intikal ettirmeden ve usulüne uygun harcama belgeleri düzenlenmeden sarfetmesi zincirleme biçimde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de; sanığın eylemi kooperatifteki kayıtlarla saptanmayıp kooperatif üyelerine başvurularak onlardan temin edilen makbuzlarla ortaya çıkarılmış olduğundan eylem bu haliyle nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde basit zimmet kabulü,
Teselsül nedeniyle TCK. nun 80. maddesinin uygulanmaması,
Sanığın zimmetine geçirdiği miktarın suç tarihindeki ekonomik koşullara göre hafif olduğu halde, hakkında TCK. nın 219/3. maddesinin uygulanmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, temyiz itirazları ile duruşmalı sözlü savunmalar bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy