(3628 S. K. m. 12) (765 S. K. m. 102, 104, 202) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Zimmet ve 3628 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından sanıklar Mehmet Cemal Giray, Ümit Kılınç, Recai Funda, Coşkun Tütüncü, Selahattin Öncü, Mehmet Birol Çün ve Osman Orhan Eker'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar Ümit, Recai, Coşkun, Selahattin, Mehmet Birol ve Osman Orhan'ın eylemleri emniyeti suistimal niteliğinde görüldüğünden açılan davanın 4616 Sayılı Yasanın 1/4. maddesi gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine, sanık Mehmet Cemal'in eylemi ise görevi kötüye kullanma niteliğinde görüldüğünden mahkumiyetine dair İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.6.2001 gün ve 1997/27 Esas, 2001/282 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili ile sanık Ümit Kılınç ve sanıklar vekilleri taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 3771 Sayılı Kanunla değişik 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin teşebbüs personelinin yükümlülük ve sorumluluklarını düzenleyen 11. maddesindeki teşebbüs ve bağlı ortaklıkların her çeşit personeli deyimi içerisinde işçilerin de bulunduğu nazara alındığında vergisiz satış mağazasında satış elemanı olarak görev yapan sanıkların atılı suçlar yönünden memur sayıldıklarında tereddüt bulunmamakta ise de; 17.6.1996 günlü sayım sırasında tespit edilen kasa, tahsilat ve mamülat ambarındaki toplam 1.311.23 DM. tutarındaki açık nedeniyle iki vardiya halinde çalışan sanıklardan hangilerinin sorumlu olduğunun kesin şekilde saptanamadığı gibi zimmet suçunu işledikleri sonucuna da varmak olanaklı görülmediği, ancak süregelen mevzuata aykırı uygulama yapmak suretiyle sanıklar Ümit Kılınç, Recai Funda, Coşkun Tütüncü, Selahattin Öncü, Mehmet Birol Çün ve Osman Orhan Eker'in eylemlerinin görevi kötüye kullanmak niteliğinde bulunduğu, keza sanık Mehmet Cemal Giray hakkında hükmedilen görevi kötüye kullanmak ve 3628 Sayılı Yasanın 12. maddesine aykırılık suçlarına ait cezalarının da üst sınırlarına ve suç tarihlerine göre temyiz incelemesi sırasında TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımı surelerinin dolmuş olduğu anlaşıldığından hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu hususta karar verilmesi yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak tüm sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 17.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy