(765 S. K. m. 80, 414)
Dava: Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık Kibar'ın yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair ( Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi )nden verilen 8.11.2001 gün ve 2001/193 Esas, 2001/351 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C. Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 28.9.2001 günlü raporunda belirtildiği üzere, hile, tehdit veya istekle direncin kırıldığı koşullarda yada kaydırıcı madde kullanımında anal bölgede tıbben hiçbir fiziksel bulgu saptanmayabileceği ancak bu durumun livata eylemini reddetmeye yeterli olmayacağı ve adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı şeklindeki görüş karşısında; intihar sonucu ölen mağdur Olcay'ın bıraktığı eli ürünü mektuptaki açıklamalar, mağdur Mahmut'un aşamalarda uyumlu ve samimi görülen anlatımları, sanığın hazırlık soruşturması sırasında özellikle 19.8.1999 tarihli Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda her iki mağdurun ırzına geçtiği yönündeki samimi ve oluşa uygun ikrarı ile tüm dosya kapsamından sanığın her iki mağdurun yaşları itibariyle mefruz cebir altında ve birden fazla ırzlarına geçtiğinin kabulü ile TCK.nun 414/2, 80. maddelerle cezalandırılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde ırza tasaddiden hükümler kurulması;
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık O Yer C. Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca bozma öncesi hükümde verilen cezanın miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 24.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy