(765 S. K. m. 418/2)
Dava: Zorla ırza geçmekten sanık Hayati'nin yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Eyüp 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.11.2002 gün ve 2001/255 Esas, 2002/209 Karar sayılı hükmün, süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekilleri ve katılan tarafından istenilmiş, sanık yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 28.5.2003 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Günsal hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki ve ibraz eylediği vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Avukat V. E. ve Av. İ. A. huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekilleri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün bozulmasını istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.Tebliğname tebliğ edildi. Sanık vekilleri savunmalarını yapacaklarını söylediler.
Son sözü sorulan sanık vekilleri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 11.6.2003 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Müdahale istemi mahcur mağdureye vesayeten yapılmış olmasına göre bu konuda vesayet makamından ayrıca izin alınması gerektiği, bu nedenle mahkemece vasiye husumet izni verilip verilmediği re'sen araştırılıp mevcut değilse izin alınması için uygun bir süre tanınması ve sonucuna göre müdahale kararı verilmesi gerekirken vesayet ilamındaki genel husumet iznine dayanarak Hatice'nin müdahilliğine karar verilmesi,
Mağdurenin muayenesine ait H. Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 19.6.2001 günlü raporunda "hymende saat 6 hizasında kaideye varmayan taze yırtık tespit edilmiştir" denilerek kızlığın bozulup bozulmadığının açıklanmamış olması karşısında; raporun tam kanaat verici bulunmadığı gözetilerek, kızlık zarının anatomik yapısının duhule müsait olup olmadığı, eylem sonucu bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumunun düşüncesi de alınmak suretiyle TCK.'nun 418/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karara bağlanması gerekirken, eksik soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy