(765 S. K. m. 202)
Dava: Zimmet suçundan sanık A. S.'ın yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.10.2000 gün ve1999/559 Esas, 2000/285 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil ve sanık vekilleri taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Konak Belediyesi Emlak Kamulaştırma Müdürlüğünde şef kadrosunda olup Başkanlık oluru ile Hesap İşleri Müdürlüğü emrinde görevlendirilen ve müdürlük bünyesinde kendisine öğrenci burs mutemetliği görevi verilen sanığın bu şekilde görevlendirilmesinde yasal bir engel bulunmadığı gibi itirazsız ve fiilen bu görevi yürüttüğü anlaşılmış; bu suretle 1998-1999 yıllarında Tahsil Yardım Yönetmeliği uyarınca belediye bütçesinde ortaokul, lise ve yüksekokul öğrencilerine yapılan tahsil yardımları ile ilgili olarak düzenlediği burs bordrolarına tamamen sahte isimler eklemek ya da başvuruda bulunduğu halde burs almaya hak kazanamayan öğrencilerin isimlerini eklemek ve bu kişilerin isimleri geçen yerlere sahte imzalar atmak suretiyle tahakkuk eden toplam 8.732.897.000 lira parayı temellük ettiği ve mahkemece bu şekilde kabul edilen eylem zimmet olarak nitelendirilip hüküm kurulmuşsa da;
Bir daire mutemedinin zimmet suçunun oluşması için paraların kendisine görevinin normal fonksiyonu gereği yasal şekilde ve gerçek belgelere dayanarak verilmesi gerekir. Gerçek olmayan biçime dönüşmüş belgelere dayanarak yapılan ödemeler sonucu yasal olmayan biçimde tevdi edilen paralar için memurun koruma gibi bir sorumluluğundan da söz edilemeyeceğine göre yasal olmayan şeklide ödeme yapılmasına olanak sağlayan, sanık tarafından meydana getirilen tüm belgelerin elde edilip dosyaya konarak incelenmesi; aldatma yeteneğinin varlığı halinde eylemin sahtecilik ve bu belgelerle para alınmasının dolandırıcılık suçlarını; aldatma yeteneği bulunmaması halinde eylemlerinin görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık niteliğinde olup olmadığının tartışılması gerekirken noksan soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, müdahil ve sanık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy