(1412 S. K. m. 317, 318) (765 S. K. m. 80, 219, 366)
Dava: İrtikap ve ihalede hile yapma suçlarından sanıklar Fatih Mengel ve Ramazan Sarsılmaz'ın yapılan yargılanmaları sonunda; mahkumiyetlerine dair Siirt Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.6.2002 gün ve 2000/46 Esas, 2002/146 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili ve sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Müdahil Aydın Koçak'ın irtikap suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığı halde, müdahilliğine karar verilmesinin hukuki değeri ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından müdahil vekilinin temyiz isteminin CMUK. nun 317. maddesi gereğince reddiyle, sanıklar vekilleri temyizleri ile sınırlı ve sanık Fatih vekilinin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme istemenin CMUK. nun 318. madde gereğince reddedilerek duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Sanık Fatih'in İlçe Jandarma Komutanı olup emir ve idare yetkisine sahip bulunduğu halde hakkında TCK. nun 219/1. maddesinin uygulanmaması ve sanığın TCK. nun 366/2. maddesi kapsamında kabul edilen eylemi teselsül ettiği halde TCK. nun 80. maddesinin tatbik edilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa göre, İlçe Jandarma Komutanı olan sanık Fatih'in boş GKK'u kadrosuna başvuran şahıslardan kadroya alınmalarını sağlamak için para istediği bu kişilerinde teklifi kabul ederek, aralarında topladıkları parayı sanık Ramazan aracılığı ile sanık Fatih'e verdikleri ve Fatih tarafından da evrakları hazırlanıp isimleri teklif edilmeleri sonucu korucu olmalarının sağlanması şeklinde gelişen olayda sanıkların para alma konusunda müştekilerin iradesini icbar boyutuna varan eylemlerinin olmadığı, müştekilerin korucu olarak devletten maaş almak için işlemleri yapılsın diye bu parayı verdikleri; bu durumda, irtikap suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, tarafların karşılıklı rızaya dayanan anlaşmaları da nazara alındığında, sanık Fatih'in eylemi rüşvet almak, sanık Ramazan'ın eylemi de rüşvete aracılık suçunu oluşturduğu halde, irtikap vasfında kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Rüşvet suçu kapsamında bulunan eylemde 6 kişinin GKK'su olmak için kişi başı 2000 DM verdiklerini söylemelerine karşılık, sanık Ramazan'in kişi başı 1.500 DM ve toplam 9.000 DM aldım, sanık Fatih'e verdim şeklinde kabulü karşısında, bu husus araştırılarak toplam miktarın ve suç tarihindeki Türk lirası karşılığının belirlenmesi yine cebri irtikap suçuna konu ve Ahmet Karakuş'tan alındığı kabul edilen 2.500 DM'ın suç tarihindeki Türk lirası karşılığının tespitinden sonra her iki eylem yönünden de TCK. nun 219/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sanık Fatih hakkında TCK. nun 366/2. maddesi gereğince kurulan hükümde, suç tarihi itibariyle ağır para cezası miktarının 60.000.000 lira yerine, 91.260.000 lira olarak fazla tayin edilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, müdahil, sanık Fatih ve sanık Ramazan vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy