(765 S. K. m.415, 430, 431)
Dava: Zorla kaçırıp alıkoymak, ırz ve namusa tasaddide bulunmak suçundan sanık Semih'in yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair (ANKARA) 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 4.2.2003 gün ve 2002/151 Esas, 2003/28 Karar sayılı hükmün duruşmalı olarak süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 15.10.2003 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcısı hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz eylediği vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Avukat huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında (DURUŞMALI) inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 5.11.2003 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Sanığın suç tarihinde 17 yaşı içinde bulunan mağdur Evren'e karşı gerçekleşen eyleminden dolayı TCK.nun 416/2 maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken 415/2 maddesi ile hüküm kurulması verilen ceza miktarı itibari ile neticeye etkili görülmemiş, 9 yaşında bulunan mağdure Tansu'yu kandırıp elinden tutarak zorla apartmanın bodrumuna götürüp alıkoyduğunun anlaşılması karşısında ise eylemin TCK nun 431. maddesine uyduğu halde yazılı şekilde 430/1 maddesi ile uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Sonuç: Toplanan delillerle iddia ve savunma incelenip tartışılarak suçun oluşumu kabul ve eylemin cezası da kanuna uygun olarak tayin edilmiş bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarıyla duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle hükmün tebliğname ve mütalaa gibi ONANMASINA, 24.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy