(5237 S. K. m. 31) (4616 S. K. m. 1) (765 S. K. m. 414)
Dava: Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme bu suçlara iştirak ve evlenmenin dini merasimini yaptırmaktan sanıklar Veyis Yanık ve Yeter Selvi'nin yapılan yargılanmaları sonunda; mahkumiyetlerine dair Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.12.2001 gün ve 2000/332 Esas, 2001/272 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Irza geçme suçundan hükümlülüğüne karar verilen sanık Veyis hakkında TCK. nun 31. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre; sanık Veyis Yanık'ın ırza geçme suçundan mahkumiyetine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan temyiz itirazlarının reddiyle bu hükmün ONANMASINA,
Diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık, Yeter Selvi'nin kültür düzeyi ve aile içerisindeki konumu, onayı bulunmasa dahi gayriresmi evlenmeye rızası bulunan mağdurenin atılı eylemi gerçekleştirmesinin mümkün olması, kendisinin muvafakatı olmaksızın kocasının mağdureyi Veyis'e verdiğine dair aşamalardaki savunmasının aksine kanıtlayacak her türlü şüpheden uzak yeterli delillerin bulunmaması ve gayriresmi evlendirmede aile nizamı aleyhine işlenmiş bir suçun kabulünün de mümkün olmaması gözetilip, atılı suçlardan beraeti yerine yazılı gerekçelerle hükümlülüğüne karar verilmesi,
Babasının muvafakati ile mağdurenin gayriresmi evlendirilmesin de aile nizamı aleyhine işlenmiş bir suçtan bahsedilemeyeceği gözetilmeden sanık Veyis'in alıkoyma suçundan beraeti yerine hükümlülüğüne karar verilmesi,
17.9.1996 tarihinde işlediği evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçundan sanık Veyis hakkında açılan kamu davasının 22 Aralık 2000 gününden yürürlüğe giren 4616 Sayılı Yasanın 1/4. maddesi uyarınca kesin hükmü bağlanmasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden bu hükümlerin CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, alıkoyma ve evlenmenin dini merasimini yapma suçundan yapılan bozmaların mahiyetine göre hükmü temyiz etmeyen sanık Bekir Konyalı'ya CMUK. nun 325. maddesi gereğince TEŞMİLİNE, 19.02.2004 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KISMEN KARŞI OY
Sanık Yeter Selvi, Ankara'nın Çubuk ilçesinde yaşayan okuryazar bir kadındır. Kızının evlendirilmesine itiraz ettiğini söylemekle birlikte resmi bir başvurusu ya da engelleme çabası görülmemiştir. Kocası diğer sanık, kendi tereddütlerine rağmen karısı Yeter ile kardeşinin baskılarına dayanamayıp evliliğe razı olduğunu ileri sürmüştür. Sanık Yeter'in duruşmadaki ifadesinden rızasının olduğu, engelleme konusunda bir şey yapmadığı anlaşılmıştır. Ayrıldıktan sonra mağdure sanık Yeter'in yanına gelmiştir. Demek ki sanık Yeter'in sözü kocası kadar geçerli ve etkilidir. Aile sorumluluğunu birlikte taşımak durumunda kalan, fiili evliliği engellemek için herhangi bir davranışta bulunmayan sanık Yeter, kocası diğer sanığın suçlaması da nazara alındığında aynı derecede sorumludur. Kadın-erkek eşitliğini gözardı etmeden koruma amacıyla dosyaya yansımayan hususları varsayarak manevi unsurun bulunmadığını kabul ederek hükmün bozulmasına dair çoğunluğun görüşünü bu bakımdan paylaşamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy