(765 S. K. m. 30, 209)
Dava: İrtikap suçundan sanık Sadettin Harmandalı'nın yapılan yargılanması sonunda; sanığın eylemi görevi kötüye kullanma niteliğinde görüldüğünden mahkumiyetine dair Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 7.2.2002 gün ve 2001/120 Esas, 2002/13 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil Orhan Aydoğan vekili ile sanık vekilleri taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Hükmedilen cezanın tür ve miktarı ile yasal süresinden de sonra olan sanık vekilinin yerinde olmayan duruşma isteğinin reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekili ile müdahil Orhan Aydoğan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Müdahil Orhan Aydoğan'ın, sanık Dr. Sadettin Harmandalı'nı 3.9.1999 tarihinde savcılığa şikayeti üzerine 13.9.1999 günü yapılan operasyonda uzakta bekleyen polis ekibine parayı sanığa verdiğini işaret etmesi üzerine harekete geçen sivil ekibin doktorun arabasıyla muayenehanesine geldiğini görerek durdurup yapılan aramalarda verildiği iddia edilen 750 DM'ın bulunamamasına, müdahilin muayenehaneden çıkması ile sanığın işyerine dönmesi arasında 2 dakika zaman geçtiğinin belirtilmesine oluş, dosya ve 13.9.1999 tarihli tutanak içeriği ile alınan sanık, tanık ve müşteki ifadelerine göre Orhan'ın iddiasının kuşkulu olup sübuta ermediği,
Müdahil Kadir Karaoğlan'ın babası Osman ile daha sonra vefat eden müşteki Murat Özkan'ın ise böbrek hastaları olup diyalize girmeleri zorunlu bulunup, Gediz Devlet Hastanesinde diyaliz ünitesinden sorumlu doktor olan sanığın bu kişilerden diyalize girebilmeleri için 750 ve 500 DM alması eylemlerinin iki ayrı cebri irtikap suçunu oluşturduğu halde sanığın söz ve hareketlerinin cebir, tehdit boyutuna ulaşmadığından bahisle yazılı şekilde müteselsil görevi kötüye kullanmadan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesiyle değişik TCK. nun 30/2. maddesi gereğince bin lira küsurlarının hesaba katılamayacağının gözetilememesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, müdahil Orhan Aydoğan vekili ile sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321-326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy