(1412 S. K. m. 268)
Dava: Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, cinsi münasebette bulunma bu suçlara iştirak ve resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırma suçlarından sanıklar Sedat Akkoyun, Fatma Akkoyun ve Salih Akkoyun'un yapılan yargılanmaları sonunda; mahkumiyetlerine dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.3.2002 gün ve 2001/332 Esas, 2002/181 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar Salih Akkoyun ve Fatma Akkoyun haklarında ceza tayin edilirken TCK.nun 65/3. maddesinin aynı yasanın 80 ve 418/2. maddelerinden sonra uygulanması sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Aile nizamı aleyhine işlenen cürümlerden olan kaçırıp alıkoyma suçunun oluşumu için mağdurun anne ve babasının rıza ve muvafakatının bulunmaması koşulu aranmaktadır.
Olayımızda asli fail sanık Sedat, mağdureyi anne ve babasının muvafakatı dışında gönlüyle kaçırdığı ve aşamalardaki savunmalarına göre sanık Sedat'ın anne ve babası olan diğer sanıkların da bu durumdan haberdar olmadıklarını belirttikleri anlaşılmaktadır. Bundan sonra ise büyüklerin arabuluculuğuyla aileler anlaşarak imam nikahı kıydırılmak suretiyle sanık Sedat'la mağdure, sanıklar Salih ve Fatma'nın evinde 9 ay süre ile karı koca hayatı yaşadıkları ileri sürüldüğünden;
Öncelikle sanığın mağdureyi ilk defa kaçırdığı sırada anne ve babasının evine getirip getirmediği ya da bu eylemi onların katılımı ile gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususu üzerinde durularak; ayrıca ilk defa cinsi münasebet ve kızlık bozma eyleminin ne suretle ve nerede gerçekleştiği hususu da sorulup araştırılarak sonucuna göre sanıklar Salih ve Fatma'nın hukuki durumlarının tayini gerekirken noksan soruşturma ve yetersiz ifadelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
Sanıklar hakkında tayin olunan para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMUK.nun 268. maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy