(765 S. K. m. 237/4, 430)
Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, cinsi münasebette bulunma, resmi nikah olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırma ve bu suçlara iştirakten sanıklar H.A., C.K., S.K., A.K., M.A. ve R.A'nın yapılan yargılanmaları sonunda; mahkumiyetlerine dair (GERGER) Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 06.06.2002 gün ve 2002/16 Esas, 2002/45 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi üst C.Savcısı ve sanıklar C., A. ve M. taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Üst C. Savcısının sanık S.K. hakkındaki evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırma ve reşit olmayan mağdure ile rızası ile cinsi münasebette bulunma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazının bulunmaması ve sanık S'nin de temyizinin olmaması nedeniyle sanık S'nin bu suçlardan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin temyiz incelemesi dışında bırakılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık C.K. hakkında reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçuna fer'i iştirakten kurulan hükmün tebliğname gibi (ONANMASINA),
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık H'nin Eylül 1999 tarihinde S. ile evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptırdığı halde, suç tarihinin 2000 yılı Ocak ayı kabulü ile verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 2.000.000 yerine, yazılı şekilde 3.042.000.-Liradan paraya çevrilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
TCK' nun 237/4. maddesinin ancak "aralarında evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptıran erkek ve kadınları" ceza yaptırımı altına almış olup, bu madde açıklığına göre, bu şekilde evlenmenin dini merasimini yaptıran sanıkların ebeveynlerinin suça iştiraklerinin söz konusu olamayacağı düşünülmeden sanık H. ile S'nin anne ve babaları durumunda olan M., R., C. ve A. hakkında bu suçtan beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Ayrıntıları 8.5.1940 tarih ve 41/74 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda açıklandığı üzere, aile nizamı aleyhine işlenen cürümler arasında yer alan kaçırıp alıkoyma suçunun oluşması için eylemin mağdurenin anne-babasının rıza ve muvafakati hilafına işlenmesi şart olup, oluş ve kabule göre, mağdurenin ebeveynlerinin rızası ile gayri resmi evlendirilmiş olduğu anlaşılmış olması karşısında, kaçırıp alıkoyma suçunun unsurları açısından oluşmadığının gözetilmemesi,
Mağdurenin annesi sanık R. ile sanık S'nin annesi olan sanık A'nın aile yapısı içindeki konumları, sosyal ve kültürel durumları itibari ile reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçuna bilinçli olarak katıldıklarına ilişkin bir kanıt bulunmadığı halde, beraatları yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sanık M'nin mağdure kızı H'yi sanık S. ile gayri resmi evlendirmek suretiyle sanık S'nin reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsi münasebette bulunma suçuna fer'i iştirak ettiği halde, yazılı şekilde bu suça asli iştirakten hüküm kurulması ile sanık hakkında TCK' nun 29. maddesine aykırı olarak TCK' nun 80. maddesinin 418/2. maddesinden sonra uygulanması,
Kanuna aykırı, üst C.Savcısı İle sanıklar C., A. ve M'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 22.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy