(765 S. K. m. 205, 366) (1412 S. K. m. 321, 326)
Dava: İhaleye fesat karıştırma suçundan sanıklar Ulvi Ergüven, Gülseren Pehlivanoğlu ve Mehmet Sancaktutan'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar Gülseren ve Mehmet'in ihaleye fesat karıştırmaya eksik teşebbüsten, sanık Ulvi'nin eylemi ise, görevi kötüye kullanma niteliğinde görüldüğünden mahkumiyetlerine dair Rize Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.3.2002 gün ve 2001/36 Esas, 2002/61 Karar sayılı hükmün duruşmalı olarak süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş, sanık Mehmet yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 14.1.2004 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık Mehmet Sancaktutan vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Günsal Albayrak hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine gelmiş olan sanık ve dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Avukat Mehmet Şentürk huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında Duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Gelmiş olan sanık da vekilinin savunmasına iştirak ettiğini söyledi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık ve vekili savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 28.1.2004 Çarşamba saat 14.00e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık Ulvi Ergüven hakkında tayin olunan cezanın tür ve miktarı itibariyle CMUK. nun 318. maddesi uyarınca duruşmalı inceleme isteminin reddiyle, duruşmalı incelemenin sanık Mehmet Sancaktutan hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Karar: Sanıklar Gülseren Pehlivanoğlu ve Mehmet Sancaktutan haklarında alım satıma fesat karıştırmaya teşebbüste bulunmaktan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık Gülseren ve Mehmet vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık Ulvi Ergüven hakkında görevi kötüye kullanmaktan kurulan hükme ilişkin incelemede ise;
Oluş ve sanıkların aralarında geçen telefon konuşmalarına ilişkin dökümler ile tüm dosya içeriğine göre olay tarihinde Rize Devlet Hastanesi Başhekimi olup aynı zamanda hastaneye alımına karar verilen 34 adet otoanalizör cihaz ve kitlerinin ihalesinde onay makamı sıfatını taşıyan sanığın teknik şartnamenin düzenlenmesinden ihale teklif mektuplarının açılması aşamalarına kadar ihalenin sanık Mehmet'in yararına sonuçlandırılmasına yönelik diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiği anlaşıldığından alım satıma fesat karıştırmaya eksik teşebbüste bulunmaktan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca cezanın tür ve miktarı itibariyle kazanılmış hak saklı tutulmak üzere BOZULMASINA, 11.02.2004 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanıkların eyleminin TCK. nun 205. maddesinde unsurları yazılı suçu oluşturmadığı, ancak sanıkların fikir ve irade birliği içersinde sanık Mehmet Sancaktutan'ın fiili ortağı bulunduğu Erce-Medikal firmasının verebileceği 34 kalem otoanalizör cihazına uygun teknik şartname hazırlamak suretiyle katılım ve serbest rekabet ortamında daha fazla fiyat indirimini önlemekten ibaret eylemlerinin TCK. nun 366/2. maddesiyle yasaklanan suçu oluşturduğu düşüncesinde bulunduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy