(765 S. K. m. 30, 278)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Abdullah Karakaya'nın yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 9.5.2002 gün ve 2001/1215 Esas, 2002/428 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: İmar affı için Belediyeye yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine, Belediyenin, Hesap İşleri Müdürlüğünde evrak memuru olarak çalışan sanığa başvuran müştekiye hitaben sanığın çöp vergisi beyanname cezası olarak 200 dolar ve 100 mark lazım olduğunu, para vereceği kişiler olduğunu, Kadir isimli encümen üyesine 500 dolar, Emlak ve İstimlak Müdürlüğündeki memurlara 200 dolar vereceğini söyleyerek bu memurlar nezdinde hatırı sayıldığını ima ederek onlara verileceğini de belirtmek suretiyle menfaat temini şeklindeki eyleminin TCK. nun 278. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın müştekiden sağladığı haksız menfaat toplamı 900 USD ve 100 DEM olmasına karşılık, mahkemece 900 USD ve 200 DEM olarak kabulüyle, sanığa fazla ağır para cezası tayini;
Müştekiden alınan dolar ve markın suç tarihindeki TC. Merkez Bankası efektif alış kuru üzerinden Türk lirasına çevrilerek ağır para cezasının tayini gerekirken, Vakıflar Bankasının cevabi yazısına dayanılarak hüküm kurulması,
Ağır para cezasının hesabında değişik TCK. nun 30/2. maddesi uyarınca bin lira küsurlarının hesaba katılamayacağının gözetilememesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK. nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy