(765 S. K. m. 202, 203)
Dava: Zimmet, bu suça iştirak, zimmete sebebiyet vermek, görevi ihmal suçlarından sanıklar Yılmaz, Zülküf, Oğuz, Nizamettin, Nuriye, Filiz, Turgay, Temel, Murat, Hüseyin, Süleyman, Turan, Mustafa Niyazi, Selahattin, Hamdi Turan ve Nazım'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar Zülküf, Yılmaz, Oğuz'un mahkumiyetlerine, diğer sanıkların yüklenen suçlardan beraetlerine dair Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 15.5.2002 gün ve 2000/200 esas, 2002/103 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müdahiller, sanık Zülküf, Yılmaz ve Oğuz vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi.
Sanık Zülküf vekili duruşma isteme süresini geçirdiğinden, sanıklar Yılmaz ve Oğuz vekilinin ise hükmolunan cezanın tür ve miktarı itibarıyle duruşma isteyemiyeceğinden bu istemlerin CMUK'un 318'nci maddesi uyarınca reddine, incelenmenin duruşmasız olarak yapılmasına keza müdahale dilekçelerinin içeriklerine göre. Ziraat Bankası ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü sadece sanık Züfküf hakkındaki davaya katıldıklarından diğer sanıklara yönelik temyiz istemlerinin CMUK'un 317. maddesi gereğince reddine, müdahil Hazine vekilinin tüm sanıklara yönelik temyiz itirazları ile sanık Zülküf, Oğuz ve Yılmaz vekillerinin temyizleri ile sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanıklar Nuriye, Filiz, Turgay, Nizamettin, Temel, Murat, Hüseyin, Süleyman, Turan, Mustafa Niyazi, Selahattin, Hamdi Turan ve Nazım'ın atılı suçlardan beraetlerine dair verilen kararlar usul ve yasaya uygun olduğundan temyiz itirazlarının reddiyle atılı suçlardan adı geçen sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar Zülküf, Yılmaz, ve Oğuz hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanan delilere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre, sanık Zülküf hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1. Sanık Zülküf'ün bir sağlık hizmeti karşılığı olmaksızın düzenlediği sahte faturalar karşılığında Emekli Sandığı'nca Fındıklı Ziraat Bankasındaki döner sermaye hesabına gönderilen 57.129.065.000 lira ile Bağ-Kur tarafından gönderilen 20.911.121.000 liranın kendisine görevinin normal fonksiyonu gereği tevdi edilmiş koruma ve kontrol sorumluluğu altında bulunan bir para olmaması nedeniyle toplam 78.040.186.000 lira tutarındaki bu parayı temellük etmesinin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu diğer taraftan sanığın döner sermaye hesabından Mal Müdürlüğüne vergi fon ve Hazine hissesi ödenmiş gibi gösterdiği 3.019.255.000 lirayı temellük etmesinin basit zimmet, bunun dışında kalan 17.206.316.234 lira tutarındaki döner sermaye parasının gerçek dışı çekler ve talimat yazıları çekerek veya şirketler üzerine aktararak temelük etmesinin ise nitelikli zimmet vasfında olduğu, toplam 20.225.571.234 lira tutarındaki bu parayı mal edinmesi nedeniyle ayrıca teselsül eden nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması ancak ağır para cezalarının basit ve nitelikli olarak zimmete geçirilen miktarlar üzerinden ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği gözetilmeden tüm eylemleri tek suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanık Zülküf'ün düzenlediği sahte faturalar, gerçekdışı talimat yazıları ve çeklerle eylemlerini gizlediği, bu süreç içerisinde müteaddit defa denetime tabi tutulmasına rağmen bu eylemlerinin ortaya çıkarılmadığı, son olarak istifa edip ilçeyi terk etmesi üzerine döner sermaye ve bankadaki kayıtlar Sayıştay ile Emekli Sandığı ve Bağ-Kur'dan edinilen bilgi ve belgeler üzerinde yapılan kapsamlı araştırmalar sonucunda tespit edilebildiği nazara alındığında asıl mesleği hekimlik olan ve böyle bir araştırma ve denetimi yapabilecek mali ve teknik bilgiye ve iş yoğunluğu nedeniyle zamana da sahip olmadığı anlaşılan sanıklar Yılmaz ve Oğuz'un atılı suçtan beraetleri yerine yazılı gerekçelerle mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
3. Kabule göre de;
A) 4721 Sayılı Yasa'nın 471 ve TCK nun 33. maddeleri uyarınca sanık Zülküf'ün hapis halinin sona ermesine kadar yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
B) Hükümden sonra değişikliğe uğrayan TCK'nun 30/2. maddesi gereğince bin lira küsurlarının hesaba katılamayacağının gözetilememesi,
Sonuç: Yasaya aykırı temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden bu suçlardan adı geçen sanıklar hakkındaki hükümlerin CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy