(765 S. K. m. 30, 209)
Dava: İrtikap suçundan sanık Ümit Canözer'in yapılan yargılanması sonunda; sanığın eylemi görevine girmeyen hususta menfaat sağlama niteliğinde görüldüğünden mahkumiyetine, dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.4.2003 gün ve 2002/275 Esas, 2003/73 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Müştekinin dükkanına gelen ve sanığın tanıdığı olduğu tespit edilen Ali isimli şahsın müştekiye kendisini Emniyet Müdürlüğü oto hırsızlık bürosunda görevli polis memuru olarak tanıtarak, arkadaşı Ayhan'ın halen bürolarında gözetim altında bulunduğunu, işkence görmekte olduğunu, işlediği oto hırsızlığı suçlarından dolayı adını verdiğini, aranmakta olduğunu, büyük ceza alacağını, 5 milyar verdiği takdirde konuyu çözeceğini söyleyerek telefon numarasını bıraktığı, ertesi gün tekrar arayınca iyice korkan müştekinin temin ettiği 2,5 milyar parayla bir otelde Ali isimli şahıs ve sanıkla buluştuğu, sanığın kendisini Ahmet olarak tanıtıp polis olduğunu söyleyerek parayı teslim aldığı olayda; sanığın polis memuru olma sıfatını kullanmasının suçun oluşumu açısından yeterli olduğu, bu sebeple eyleminin cebri irtikap suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK. nun değişik 30/2. maddesine aykırı olarak para cezasında bin lira küsurlarının hesaba dahil edilmesi;
Sonuç: Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK. nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy