(765 S. K. m. 30, 80, 202) (1412 S. K. m. 66)
Dava: Zimmet suçundan sanık İnci Erçetin'in yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 4.11.2002 gün ve 1998/436 Esas, 2002/405 Karar sayılı hükmün duruşmalı olarak süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 14.4.2004 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Mahir Durakoğlu hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Av. Kemal Çakır huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında (Duruşmalı) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün (Bozulmasını) istedi.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 28.4.2004 Çarşamba saat 14.00e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Kooperatifin yönetim kurulu başkanı olan sanığın 5 ortaktan değişik tarihlerde makbuzla tahsil ettiği toplam 38.939.000 lira aidatı kayıtlara intikal ettirmeden mal edindiği iddia ve kabul edilmiş ise de, sanığın savunmasında tahsil ettiği paraları kayıtlara geçirdiğini, hatanın parayı bankaya yatırırken kooperatif yerine üye adına yatırmasından kaynaklandığını, adı geçen üyelerden ikinci kez aidat alınmadığı, kooperatif ve banka kayıtları incelendiğinde durumun açığa kavuşacağını ileri sürdüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda savunmanın değerlendirilip yerinde olup olmadığının yanıtlanmadığı ve sonradan ibraz edilen yevmiye defteri fotokopilerinde suça konu paraların kayıtlarda gösterilmiş olduğunun bildirilmesi karşısında, ödentilerinin mal edinildiği iddia edilen üyeler dinlenip bu nedenle ikinci bir ödeme yapıp yapmadıklarının veya bu nedenle borçlu kalıp kalmadıklarının sorulması, banka kayıtlarının bu doğrultuda araştırılması, savunmada bildirilen konularda bilirkişiler kurulundan ek mütalaa alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken noksan soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Farklı zamanda ve kişilerden tahsil ettiği parayı zimmetine geçirmek suretiyle eylemini teselsül ettirdiği halde hakkında TCK. nun 80. maddesinin uygulanmaması,
Ödeme nedeniyle tayin olunan cezada indirim yapılırken uygulama maddesinin TCK. nun 202/3. maddesi yerine 202/2. maddesinin gösterilmesi,
10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesiyle değişik TCK. nun 30/2. maddesi gereğince bin lira küsurlarının hesaba katılamayacağının gözetilememesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 26.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy