(765 S. K. m. 79, 414, 436) (5237 S. K. m. 44, 102, 103, 104, 227) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Fuhuş'a teşvik, ırza geçme suçuna iştirak etme ve ırza geçme suçlarından sanıklar M., Y., D, ve F.'nin yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan beraatlarına dair A. 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2002 gün ve 2000/412 Esas, 2002/358 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar D. ve Y.'nün fuhuşa teşvik suçlarından beraatlarına dair hükme ilişkin yapılan incelemede;
Sanıklar M.. Y. ve F'nin hazırlık aşamasında vermiş oldukları ifadeleri mağdurenin iddialarını doğrular nitelikle olduğu bu nedenle sanık D. ve Y. tarafından mağdurenin başlangıçta başka erkeklere zorla tedarik edildiği hususu sübuta erdiği, ancak mağdurenin yaşının on beşten küçük olup olmamasına göre sanıklar hakkında uygulanabilecek 765 sayılı TCK.nun 436 maddesi veya 79. maddesi delaletiyle 414. maddelerindeki suçların oluşup oluşmadığının tespiti açısından mağdureye hazırlık ve yargılama aşamasındaki beyanları yeniden açıklattırılıp ırzına geçildiği tarihler kesin olarak saplandıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar M., D. ve F. hakkında ırza geçmek sanık Y. hakkında ırza geçmeye iştirak suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince,
A. Doğumevi Hastanesince düzenlenen 17.11.2000 tarih ve 7293 sayılı raporda 19 haftalık gebe olduğu tespit edilen mağdurenin doğum yaptığı ve çocuğun hayatta olduğunun belirlenmesi halinde ırza geçtiği ileri sürülen sanıkların doğan çocuğun babası olup olmadıklarının saptanması açısından DNA testleri yaptırılıp sonucuna göre hukuki durumlarının tespiti yerine eksik tahkikatla hüküm kurulması,
Sonuçta sanıkların hükümlülüklerine karar verildiği takdirde 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi gereğince 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK. nun bütün hükümlerinin maddi olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerekeceği lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirdiğinden ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy