(765 S. K. 414)
Dava: Irza geçme suçundan sanık Ali Rıza Büyüktermiyeci'nin yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 4.11.2003 gün ve 2003/74 Esas, 2003/269 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Hanımı hasta ve yatalak olan sanığın, müşteki ile imam nikahı yaptırdığı, bir miktar para verdiği ve rızası ile evine geldiği ve birlikte oldukları, birlikteliklerinden iki gün geçtikten sonra şikayetçinin sanığın zorla ırzına geçtiğinden bahisle şikayette bulunduğu ve müştekinin başkaları ile de aynı şekilde ilişkiler kurduğu ve hakkında dolandırıcılıktan dava açıldığının anlaşılması karşısında ırza geçmenin zora dayandığına ilişkin iddianın hayatın olağan gerçeklerine uymadığı ve kuşkulu kaldığı dikkate alınarak beraeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın mahiyetine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse telle salıverilmesinin temini için Yargıtay C. Başsavcılığına yazı yazılmasına 12.04.2004 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın savunmasında belirttiği hususlar irdelenip, müştekinin aile nüfus kaydı da getirtilerek, Asliye Ceza Mahkemesine açılan davanın sonucu araştırılarak, tanıklar Orhan Gazi Çimen, Ahmet Alday, Şevket Akgedik'in beyanlarına başvurularak, olay tarihi ve rapor tarihine nazaran rapordaki bulguların kaç günlük olacağı hususunda görüş sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirdiğinden çoğunluk görüşüne muhalifim. 12.04.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy