(765 S. K. m. 61, 209, 211, 212)
Dava: İrtikap suçundan sanıklar A., F. ve A.N'nin yapılan yargılanmaları sonunda; sanık A'nın mahkumiyetine, sanıklar F. ve A.N.'nin beraatlerine dair İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 26.12.2002 gün ve 2002/95 Esas, 2002/472 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan idare vekili ile sanık A. vekili taraflarından istenilmiş, sanık A. yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C,Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle 06.10.2004 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcısı hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz eylediği vekaletnameye dayanarak sanık A. ve onun adına gelen Av. E.U. huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında ( DURUŞMALI ) inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün ( BOZULMASINI ) istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Gelmiş olan sanık da vekilinin savunmasına iştirak ettiğini söyledi.
Son sözü sorulan sanık ve vekili savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 20.10.2004 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıld1. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Katılan idare vekilinin temyizinin beraat eden sanıklar hakkındaki hükümle sınırlı olduğu anlaşılmakla; katılan vekilinin temyizi açısından sanıklar A.N. ve F. haklarında kurulan beraat hükmü ile sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar A.N. ile F. hakkında verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun
olduğundan katılan idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık A. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İrtikap suçu, memurun memuriyet görevini veya sıfatını kötüye kullanarak bir kimseyi kendisine veya başkalarına haksız olarak para vermeye, sair menfaatler temin ve vaadine icbar veya ikna etmesi veya kişinin yanılgısından yararlanarak yasal olmayan çıkar sağlamasıdır.
TCK'nun 212. maddesinde tanımlanan rüşvet alma suçu ise, 211. maddede gösterilen kimselerden birinin kanun ve nizam hükümlerine göre; yapması gerekeni yapmamak, yapmaması gereken şeyi yapmak için belli bir konuda rüşvet verenle karşılıklı rızaya dayalı olarak rüşvet anlaşması sonunda yasa dışı çıkar sağlamasıdır.
Görevi kötüye kullanmak suçu ise; bir memurun yasa ve nizam hükümlerine aykırı şekilde görev yapması veya yasa ve nizamlara uygun şekilde yaptığı işten menfaat sağlamaya çalışmasıdır. Eylem, unsurları yasada belirtilen irtikap, rüşvet alma gibi suçlan oluşturmadığı takdirde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur.
Olayımıza gelince;
TEDAŞ İzmir Elektrik Dağıtım Müessesesi Tesis Müdürlüğü'nde inşaat teknisyeni olarak görev yapan ve Narlıdere Sahil Komutanlığı'na ait yer altı kablo tesisatının yapım işini müteahhit N'den alt taşeron olarak alan katılan S'nin yaptığı işin denetimi ile görevli olan sanığın, katılan S'den açtığı tesisatın uygunluğu konusunda para istemesi üzerine; parayı verme niyetinde olmayan katılanın durumu C.Savcısına bildirdiği, sanığın yakalanması ve suçun tespiti için fotokopileri çekilmiş olan 1.500.000.000 ve 2.000.000.000.- Liralık cirosu yapılmış iki adet çekin polisin bilgisi dahilinde sanığa verdiği ve operasyon sonucunda sanığın yakalandığının anlaşılması karşısında, rüşvet teklifinin kabul edilmemesi ve sanığın yakalanması için yapılan anlaşmanın da serbest irade ürünü olmaması nedeniyle rüşvet anlaşmasının oluşmadığı ve müdahil S'nin konumu da dikkate alındığında, irtikap suçunun cebir unsurunun yasa ve doktrinin kabul ettiği anlamda oluşmadığı ve icbar boyutuna ulaşmadığının anlaşılmasına göre; sanığın eyleminin yapması gereken işi yapmamak için rüşvet almaya eksik ka1kışma aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde cebri irtikaptan ceza tayini,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü beyanları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy