(765 S. K. m. 209, 219)
Dava: İrtikap suçundan sanık Yaşar Türk'ün yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 11.12.2002 gün ve 2002/254 Esas, 2002/378 Karar sayılı hükmün duruşmalı olarak süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 12.5.2004 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Erdal Baytemir hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Av. M. Suat Çelebihuzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün bozulmasını istedi.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 2.6.2004 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kavaklıdere Vergi Dairesinde icra memuru olarak görev yapan ve vergi borcu nedeniyle haczettiği malları istediği 300.000.000 liranın verilmemesi halinde alıp götüreceğini söyleyen sanığın süregelen icbarına maruz kalan müştekinin haksız menfaat sağlamayı düşünmeyip sanığın yakalanmasını temin etmek amacıyla para vermeye rıza gösterilmiş gibi görünmeyi sağlayıp durumu C.Savcılığına intikal ettirdikten sonra verilen talimat üzerine 150 Dolar ve 55.000.000 liranın verilmesinden sonra sanığı yakalattığı, bu itibarla sanığın eyleminin cebri irtikapa eksik kalkışma derecesinde kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Suç tarihinde ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında suç konusu 300.000.000 liranın TCK. nun 219/3. maddesi uyarınca pek hafif olarak kabul edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
TCK. nun 219/3. maddesinin hükümde 291/3 olarak hatalı gösterilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy