(765 S. K. m. 102, 104) (5237 S. K. m. 7) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321, 322) (5271 S. K. m. 223) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sarkıntılık, müessir fiil ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanık Zeynel Atasoy'un yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 8.4.2003 gün ve 2002/400 Esas, 2003/275 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığa isnat olunan saldırgan sarhoşluk suçundan eylem tarihi olan 16.5.2002'den inceleme tarihine kadar 765 Sayılı TCK. nun 102/5 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 3 yıllık asli ve ilave dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 Sayılı TCK. nun 7/2. maddesi ile 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek hükmün CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322/1 ve 5271 Sayılı CMK. nun 223/8. maddeleri gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında sarkıntılık suçundan kurulan hükmün tetkikinde;
Sanığın belediye otobüsünde ayakta yolculuk yapmakta olan mağdurenin arkasına geçerek cinsel organı ile vücuduna sürtündüğü, mağdure yer değiştirdiğinde yine peşinden giderek aynı şekilde eylemde bulunduğuna dair oluş ve kabul karşısında, sanığın fiilinin ırz ve namusa tasaddi (cinsel saldırı) olup olmadığı, delillerin araştırılması ve tartışılması görevinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait bulunduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi yerine duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık hakkında etkili eylem suçundan kurulan hükmü gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy