(765 S. K. m. 416) (1412 S. K. m. 315)
Dava ve Karar: Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık C.C.nin yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair (Ardahan) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.3.2004 gün ve 2002/176 Esas, 2004/33 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından; aynı mahkemece verilen 25.3.2004 gün ve 2002/176 Esas, 2004/33 Karar sayılı müştekiler vekilinin temyiz talebinin CMUK.nun 315. maddesi uyarınca reddine dair Ek Kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi ise müştekiler vekili tarafından istenilmiş, sanık vekili incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 29.9.2004 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından A.E. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Av. M.A. huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında (Duruşmalı) inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 13.10.2004 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşü1müş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Kamu davası açıldıktan sonra 1.10.2002 günlü oturumda mağdurenin anne ve babası olan müştekilerin şikayetçi olmadıklarını açıklamaları karşısında, müdahillik hakkı ve hükmü temyiz yetkileri bulunmadığından CMUK.nun 315. maddesi uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 25.3.2004 gün ve 2002/176-2004/33 sayılı karar usul ve yasaya uygun olduğundan istem gibi (ONANMASINA),
Sanık vekilinin temyizi ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Delillerle iddia, savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan usul ve yasaya uygun olan hükmün (ONANMASINA),
Zorla ırza geçmekten kurulan hükme ilişkin incelemede ise;
Olay tarihinde 16 yaşını bitirmediği anlaşılan mağdurenin öz dayısı sanık tarafından zorla ırzına geçildiği ileri sürülmesine karşın, mağdurenin bu durumu olay sonrası ailesinden gizlediği gibi sanıkla görüşmeye de devam ettiği ve bir müddet sonra rızasıyla sanıkla Denizli'ye kaçtığı anlaşılmış; ailesi tarafından evden kaçtığının emniyete bildirilmesi üzerine de tek başına Ardahan' a dönen mağdurenin ilk defa bu aşamada zorla ırza geçme olayından söz ettiği, bununla birlikte eylemin zora dair bölümüne ilişkin açıklamalarında, önce korkudan bayıldığında, aşamalarda ise başını çarpması veya meyve suyunu içmesi sonucu bilincini yitirdiğinde eylemin gerçekleşmiş olduğu şeklinde, değişen ve tutarsız anlatımlarda bulunduğu görülmüş olup, bu hususun mağdurenin kendisini çevresine mazur gösterme düşüncesinin sonucu olduğu kanaatine varılmış ve bu suretle mağdurenin hayatın olağan akışına uygun düşmeyen soyut anlatımları dışında cinsel ilişkinin zorla yapıldığı hususunda başkaca kanıt elde edilemediği gözetilerek sanığın reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunmaktan TCK.nun 416/3. maddesi yerine, aynı yasanın 416/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 6.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy