(5237 S. K. m. 7, 102) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Irza geçme suçundan sanık Umut Ergüzel'ün yapılan yargılanması sonunda; ırz ve namusa tasaddi suçundan mahkumiyetine dair İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinden verilen 19.11.2003 gün ve 2002/968 Esas, 2003/726 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığa iftira atması için herhangi bir neden bulunmayan mağdurun aşamalardaki anlatımlarına, bunu doğrulayan Haydarpaşa Numune Hastahanesi Baştabipliği ve Üsküdar Adli Tıp Şube Müdürlüğünün düzenlediği raporlara ve dosya içeriğine göre sanığın yaşı nedeniyle davası ayrılan diğer sanık Mehmet Cem Turan ile birlikte zorla ırza geçme suçunu işledikleri anlaşıldığı halde, oluşa uygun düşmeyen gerekçeyle ırz ve namusa tasaddiden mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Mağdurun ırzına geçen diğer sanıkla birlikte hareket etmesi halinde sadece ırz ve namusa tasaddiyi oluşturan eylemlerde bulunsa dahi fiilinin ırza geçmeye asli iştirak suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK.nun 326. maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy