(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12) (765 S. K. m. 61, 416)
Dava: Zorla ırza geçmeye teşebbüs suçundan sanıklar Yavuz Aslan, Selahattin Bulut ve Yeter Gürkan haklarında Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılanmaları sonunda; 08.04.2003 tarih ve 2002/467 Esas, 2003/72 Karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği, hükmün sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine; gönderilen dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 19.07.2004 günlü tebliğnamesiyle Daireye verilmekle gereği düşünüldü:
Karar: Oluşa ve dosya içeriğine göre; yetişkin olan mağdureyi daha önceden tanıyan sanıklar Yeter Gürkan ve Selahattin Bulut'un onun diğer sanık Yavuz Aslan ile tanışarak dost hayatı yaşayabileceğini düşünüp bunu temin için birlikte pikniğe gittikleri ve onları tenha olan olay yerinde arabada yalnız bırakarak bir süre uzaklaştıkları ve bu sırada sanık Yavuz'un atılı suçu işlediği sabit ise de; mağdurenin olay yerine rızasıyla gittiği, Yavuz'un eylemi zorla gerçekleştirme girişiminde bulunacağını bilip istediklerine ve buna imkan tanımak için onları arabada bıraktıklarına dair savunmanın aksine mahkumiyete yeter kanıt bulunmadığı, esasen bu sanıkların dönmesinden sonra eyleme devam edilmediği ve bu durumda beraatlerine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
Mağdurenin aşamalardaki anlatımlarına, savunmaya ve dosya içeriğine göre sanıkların evli ve 1966 doğumlu olan mağdureyle piknik yapmak amacıyla sanık Yavuz'un yönetimindeki araçla Kayabaşı köyü mevkiinde göl kenarı ve tenha bir yere gittikleri, bir süre sonra diğer sanıkların biraz uzaklaşıp onları arabada yalnız bıraktıklarında, Yavuz'un cinsi münasebette bulunma isteğine rıza göstermeyen mağdureye saldırıp pantolon ve gömleğini çıkarttığı, darp ettiği ancak mağdurenin karşı koyması nedeniyle ırzına geçemediği ve astım krizinin tuttuğu, bu arada öteki sanıklarında arabanın yanına geldikleri ve fiil sonlandırılarak aynı araçla evinin yakınına bırakıldığının anlaşılması karşısında, teşebbüs hükmünün uygulanabilmesi için suçun icra hareketlerine başlanmasının yeterli olmayıp kabul edilebilir ve açıklanabilir ciddi bir engel nedenin bulunmasının zorunlu olduğu, ıssız yerde mağdurenin direnmesini kırma konusunda ısrar edilip ırzına geçilmesi olanaklı iken harici engel neden olmaksızın eyleme son verildiğinden 765 Sayılı TCK. nun 61/son maddesi gereğince fiilin tamamlanan kısmının zorla ırz ve namusa tasaddi suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı biçimde zorla ırza geçmeye eksik teşebbüsten hüküm kurulması,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanıkların hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy