(1412 S. K. m. 317, 318, 321, 326) (765 S. K. m. 30, 33, 202, 203, 205, 219)
Dava: Zimmet, devlet alım ve satımında ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanıklar Hasan Polat, Muhammed Sever, Raşit Sever, Hüsrev Sever, Ramazan Uğurlu ve Recep Alanbay'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık Hasan Polat'ın görevi kötüye suçundan açılan davanın tefrikine, zimmet ve devlet alım ve satımına fesat karıştırma suçlarından mahkumiyetine, sanık Muhammed'in devlet alım ve satımına fesat karıştırma suçundan mahkumiyetine, sanıklar Ramazan ve Recep'in devlet alım ve satımına fesat karıştırma suçu görevi kötüye kullanma niteliğinde görülerek açılan davanın tefrikine, sanıklar Raşit ve Hüsrev'in yüklenen suçlardan beraatlarına dair Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 4.3.2003 gün ve 1998/108 Esas, 2003/33 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili ile sanıklar Hasan ve Muhammed vekilleri tarafından istenilmiş, sanık Muhammed yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 29.12.2004 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekiline davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Ali Elbeyli hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın vekilinin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde Duruşmasız inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık Hasan Polat vekilinin yasal süreden sonra vaki duruşma isteminin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca, müdahil vekilinin sanıklar Hasan Polat, Recep Alanbay ve Ramazan Uğurlu'nun hakkında verilen ve temyizi kabil olmayan tefrik kararlarına yönelik temyiz talebinin ise aynı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE, sanıkların diğer suçlarına yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanık Hüsrev Sever'in atılı suçtan beraatına dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan temyiz itirazlarının reddiyle bu sanık hakkındaki hükmün ONANMASINA,
Sanık Hasan Polat'ın hakkında zimmet ve ihaleye fesat karıştırma, sanıklar Muhammed ve Raşit Sever'in haklarında ise ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Fiyatın Devletçe belirlendiği akaryakıt alımı ihalesindeki serbest rekabetin sağlayacağı yararların sınırlı bulunması, Maliye Bakanlığının genelgesindeki esaslara uygun olarak alınan kalorifer yakıtında %2 iskontonun temin edilmiş olması, akaryakıt tankerinin sayacında arıza bulunması halinde 3544 litre yakıtı fazla boşaltılmış gibi göstermesi mümkün olup bu durumun fark edilmesi üzerine bu akaryakıt tutarının mahsubu yapılarak idareye iade edilmesi ve akaryakıtın boşaltılması sırasında Hasan'ın orada olmadığının da anlaşılması karşısında; atılı ihaleye fesat karıştırma suçunun haksız çıkar sağlama unsurunun olayda gerçekleştiğine dair yeterli kanıtların mevcut olmadığı, salt ihalenin şekil şartlarında birtakım usulsüzlükler yapılmasının bu suça vücut veremeyeceği, sanık Hasan'ın yönetmeliğe aykırı alım yapmasının görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, sanıklar Muhammed ve Raşit'in iştirak ettiği bu suçun da 4616 sayılı Yasanın kapsamında yer aldığı gözetilerek, sanıklar Hasan, Muhammed ve Raşit'in hakkındaki kamu davalarının ertelenmesine yer olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık Hasan'a zimmet suçundan ağır para cezası tayin edilirken 4806 sayılı Yasa ile değişik TCK. nun 30/2. maddesi gereğince bin lira küsurlarının hesaba katılamayacağının nazara alınmaması,
Vekalet ücretinin müdahil yerine vekili lehine hükmolunması
Kabule göre de;
İhaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden memur olmayan sanık Muhammed hakkında TCK. nun 219/son maddesinin ve ayrıca sanıklar Hasan ve Muhammed'in hakkında bu suç nedeniyle verilen ceza miktarı dikkate alınarak TCK. nun 33. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden; müdahil vekilinin temyiz dilekçesinin içeriği karşısında kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla ve CMUK. nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy